Web Analytics
Nihayet Bir Kalecimizi Gerçekten Gidiyor- Fatih Uraz
Sabah sabah ne güzel bir haber; Ekim 2002 doğumlu Doğan Alemdar 3,5 milyon Euro bonservis bedeli ve ilk transferden % 20 pay karşılığında Fransa Lig 1’in yolunu tutuyormuş…
Öncelikle genç file bekçisini cesaretinden ve geniş vizyonundan ötürü yürekten tebrik ediyoruz. Elbette oyuncusunun önünü kesmeyen Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı’da alkışı hak ediyor…
 
Aylardan beri “Uğurcan’a 20 milyon euro veriyorlar ama kulüp 40 istiyor (oysa Ağaoğlu yeni açıkladı 15 milyon euronun altında vermeyiz, Valencia obsiyonlu kiralık istedi diye)-Nice ve Torino BJK’li Ersin’i alıyor-Göztepeli İrfan Can Avrupa’da 5 takımın radarında!” haberleri havada uçuşurken müjde beklenmeyen yerden geldi…
 
Dileriz genç eldiven Fransa’ya tek gidiş bileti alır ve havaalanına iner inmez de eskilerin deyimiyle “gemileri yakar!” Yani başarılı olmadan geri dönmemeye and içip bu uğurda karşısına çıkacak her zorluğu göğüsler…
 
En kısa zamanda dil sorununu çözmeli, yedek beklemeyi problem etmemeli, bütün gücüyle çalışmalı, fırsat kollamalı. İngilizcede “Roma’da Romalılar gibi davran” diye çarpıcı bir özdeyiş vardır ve Doğan özünü kaybetmeden, inandığı değerlere sırtını çevirmeden çevreye yıldırım hızıyla intibak etmelidir. Geçmişte annesinin böreğini-mantısını özleyen, mobilya beğenmeyip Türkiye’den sipariş edenler görüldü zira!
 
Şu an Rennes'i alıp sırtlayacak seviyede değilsede elin adamı onda bir şeyler görmeden euroları saçmaz. Demek ki beklenti büyük ve bu da gençliğiyle birlikte en büyük avantajı…
 
Sıkça pozisyon hatası yapıyor, oyun sratejisi yok, stili oturmadı, isabetli karar almakta zorlanıyor. Öte yandan çok zor topları kurtarabilme özelliği var ve cesur. Gözlerini ve kulaklarını dört açıp ikazları ciddiye alırsa bunlar çözülmeyecek sorunlar değil…
 
Yazık ki 98 senelik resmi futbol tarihimizde Özcan Arkoç dışında adını silinmemecesine yeşil sahalara kazıyan ikinci bir isim çıkmadı... (Şükrü Ersoy Avusturya’da başarılı olduysada erken döndü)
 
Şimdi birileri Yasin Özdenak’ı unuttun demesin diye küçük bir not düşelim; unutmadık elbet lâkin onun döneminde ABD’de resmi lig yokken kulüp başkanı da Türk’tü. Kabul edin rekabetçi ligin havası farklıdır…
 
2000’li yıllarda kaleci bazında ciddiye alınacak 2 transfer gerçekleşti ve ikisi de maalesef hadi fiyasko demeyelim, hayal edildiği gibi neticelenmedi…
 
Rüştü sadece 4 maçla La Liga macerasını kapatırken en hazin tarafı Valdes sakatlandığında bile Rijkaard onu değil amatör takım kalecisini tercih etti. Dileyen Hollandalının takıntısı der dileyen oynadığı müsabakalarda yaptığı inanılmaz hataların karşılığı; orasına karışmayız…
 
Cenk Gönen’de bilindiği üzere ilk hazırlık maçında yenmeyecek goller resitali vermiş ve bir kerecik olsun ligde forma giyemeden dönmüştü…
 
Rennes’de hali hazırda Senagalli 27 yaşında 1.96’lık Alfred Gomiz oynarken arkada ise 37 yaşında 1.85’lik Fransız Romain Salin bekliyor. Gomiz’le şu an baş edebilmesi hayli zor
 
Tecrübeli Lung sakatlanınca, ikinci kaleci fırsatı iyi kullanamayınca ummadığı bir anda talih güneşi doğuvermişti Doğan'a! Demek ki şanslı bir çocuk ve sakatlık, kırmızı kart gibi sebepler (elbette kimsenin sakatlanmasını arzu etmeyiz) umduğundan önce onu kaleye geçirebilir. Belki de Rennes Gomiz’i satıp para kazanmayı planlıyordur, kim bilebilir
 
Şurası kesin; rahat olmalı zira nasılsa kolay para kazananların cenneti ülkemizde ona kucak açacak kulüp garanti bulunur...
 
Mutlaka şans gelecektir ve artık kaderi kendi ellerinde. Yaradan iyi niyetli, gayretli, sabırlı kullarının her daim yanındadır…

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları