Asıl soru şudur:
Kayserispor küme düşmemek için geleceğini mi ipotek edecekti, yoksa mali disiplini koruyarak sportif riski mi göze alacaktı?
Görünen o ki kulüp ikinci yolu tercih etti.
Son yıllarda Türk futbolunda birçok kulüp, ligde kalabilmek adına yüksek maliyetli transferlere yöneldi. Banka kredileri kullanıldı, gelecek yılların yayın gelirleri harcandı, kulüpler yeni borç yüklerinin altına sokuldu. Kimi zaman ligde kalındı ancak kulüplerin mali yapıları daha da bozuldu.
Kayserispor ise farklı bir yol izledi.
Transfer yasağı, FIFA dosyaları, vergi yükleri ve geçmiş dönemlerden gelen mali sorunlar nedeniyle yönetim yüksek maliyetli kadrolar kurmak yerine daha düşük bütçeli bir takım oluşturdu. Sonuçta kalite ve alternatif derinliği sınırlı bir kadro ortaya çıktı. Bunun sportif bedeli ise sezon sonunda küme düşmek oldu.
Ancak bugün geriye dönüp baktığımızda önemli bir gerçeği de görmek gerekiyor.
Kulüp, küme düşmemek uğruna yeni bir mali felakete sürüklenmedi.
2024 yılında yaklaşık 1 milyar 859 milyon TL seviyesine ulaşan borç yükü ile zirve noktasına çıktı. Euro bazında bakıldığında kulübün borcu yaklaşık 52,6 milyon Euro seviyelerine kadar yükselmişti.
Bugün ise tablo farklıdır.
31 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla yaklaşık 1 milyar 100 milyon TL borç açıklanmıştır. 1 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen yaklaşık 1 milyon Euro tutarındaki ödeme sonrasında mevcut borcun yaklaşık 1 milyar 50 milyon TL seviyesine gerilediği tahmin edilmektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus vardır.
Şubat 2026 Genel Kurulu'nda yaklaşık 960 milyon TL borç açıklanmıştı. Sonraki aylarda yeni yükümlülüklerin tahakkuk etmesi ve daha önce oluşmuş bazı borçların kayıtlara alınması nedeniyle Mayıs sonunda açıklanan rakam yükselmiştir. Dolayısıyla rakamları değerlendirirken muhasebe dönemleri ve tahakkuk süreçleri mutlaka dikkate alınmalıdır.
Bununla birlikte kamuoyunun cevabını beklediği en önemli soru hâlâ ortadadır:
Açıklanan 1,1 milyar TL rakamı brüt borç mudur, yoksa alacaklar düşüldükten sonraki net borç mudur?
Eğer kulübün önemli alacakları bulunuyorsa gerçek net borç açıklanan rakamdan daha düşük olabilir. Bu nedenle hafta sonu yapılacak genel kurul, son yılların en önemli mali genel kurullarından biri olacaktır.
Bir başka önemli konu ise kulübün gelir yapısıdır.
2025-2026 sezonunda yayın gelirleri, havuz gelirleri, bilet gelirleri ve diğer bazı gelir kalemlerinin önemli bölümü geçmiş dönemlerde yapılan temlikler nedeniyle kulübün kullanımına tam anlamıyla girememiştir. Bu nedenle kulübün günlük faaliyetlerinin önemli ölçüde yönetimin sağladığı finansman desteğiyle sürdürüldüğü yönündeki değerlendirmeler yabana atılmamalıdır.
Şimdi ise Kayserispor'u daha zorlu bir süreç bekliyor.
Çünkü Süper Lig'den düşmek yalnızca sportif bir sonuç değildir. Aynı zamanda ekonomik bir gerilemedir. Süper Lig'in yayın gelirleri, sponsorluk gücü ve ticari hacmi ile 1. Lig'in ekonomik gerçekleri arasında ciddi fark bulunmaktadır.
Bu nedenle Kayserispor'un önündeki asıl mücadele şimdi başlamaktadır.
Sonuç olarak Kayserispor, 2025-2026 sezonunda Süper Lig'de kalamadı. Ancak kulübün geleceğini daha ağır borç yüklerinin altına sokmadan sezonu tamamlamaya çalıştı. Bunun doğru mu yanlış mı olduğu yıllar sonra daha net anlaşılacaktır.
Bugün için söylenebilecek tek şey şudur:
Kayserispor küme düştü; ancak mali açıdan uçurumun kenarından da dönmüş olabilir. Bunun kesin cevabını ise açıklanacak genel kurul mali tabloları verecektir.
Ayhan BAYNAL
Facebook Yorumları