Türkiye Süper Ligi gittikçe kan kaybediyor. Seyirci sayısında ciddi bir azalma var. Bu ortamda Taraftarı stada çekecek en önemli unsur “Güzel Futbol“. Güzel Futbol için öncelikle yıldız oyunculara ihtiyaç var. İkinci olarak Top oynatmaya çalışan Teknik Direktörlere… Bursaspor ve Trabzonspor‘ un maçlarını 90 dakika izlediğimizde ortak iki nokta görüyoruz. Birincisi iki takımda orta sahada çok sert oynuyor. Rakip takımı sert bir presle boğuyor. Yani oynatmıyor. Eski Hocamız Tolunay Kafkas‘ ın taktiği yani… İkinci ortak unsur ise bu sertliğin hakemler tarafından görülmemesi. Yani şu “Taktir Hakkı” adı verilen saçmalığın tamamen bu takımlardan yana olması. Bu iki takımın da maçlarından hemen sonra mağdur takımların teknik direktörlerinin serzenişleri ise tabii ki İstanbul Medyasında yer almıyor. Ve biz, bu ortamda uyutularak yolumuza devam ediyoruz. “Anadolunun gururu” bu iki takım da dört nala şampiyonluğa koşuyor! Bu iki takımın Türkiye Süper Kasap Liginin şifresini çözmesi üzerine Fenerbahçe’ nin Hocası da “Mücadele” maskesiyle sürekli olarak “oturacak” dediği Sistem’ in aslında “Kasaplık” olduğu da çok geçmeden anlaşıldı… Fenerbahçe maçında tam 12 defa darbe alan Cangele ile ilgili haberi kayserispor.org‘ da okumuşsunuzdur. Zaten böyle bir haberi İstanbul basınında okuyacak değilsiniz ya, ancak buralarda okursunuz. Cangele özellikle Emre ve Selçuk’ un darbeleriyle sezonu kapattı bildiğiniz gibi. Trabzonspor’ un orta sahadaki hakem destekli sert oyunu sonrası Troisi’ yi de kurban verdik. En az birinci yarıyı kapattı. Ameliyat olacak. Ameliyat denince aklıma Eren geliyor ve tüylerim diken diken oluyor… Tam da bu ortamda Milli Takımımızın kaptanı Cahil Çocuk Emre bir açıklama yapmış. “Tekme Tokat ile besleniyorum“. Bu cahil çocuğun bu açıklamayı yapmasının iki nedeni olabilir. Öncelikle kendisi çok akıllıdır ve Türk Halkı’ da aptaldır. Dahi çocuk Emre’ nin her saçmalığına inanırlar. İkincisi Emre saftır, yetersizdir, birilerinin dolduruşuna geliyordur. Birileri onun kulağına “Sen vurabilirsin, kırabilirsin, sakatlayabilirsin, tehdit edebilirsin, küfredebilirsin ama sana kimse dokunamaz. Çünkü Sen, yıldızsın. Türkiye’ nin en akıllı ve en iyi oyuncususun…” gibi saçmalıklar fısıldıyorlardır. Ve cahil çocuk Emre de inanıyordur. Gelinen bu ortamda Emre kendi  söylediklerine tam olarak inanıyor. Ve işin acıklı yanı ise Türk Halkı’ da inanıyor. Ben anlamıyorum. Bu küçücük İstanbul Spor Basını Koca Ülkeyi nasıl yönetiyor? İstanbul’ un futbolcuları Yıldızlarımızı bir bir sakatlıyor, transfer geyiği ile oyundan düşürüyor ve biz hala İstanbul’ un futbolcularına “bizim futbolcularımız” İstanbul’ un basınına ise “Ulusal Basın” adı altında bizim basınımız diyebiliyoruz. Yazık… Lig üzerine Başka bir Not: Bu arada Ligimize yakışır bir transfer daha gerçekleşmek üzere… Sezon başında 15 futbolcu aldırarak Bucaspor’ un başına geçen Bület Uygun uygunsuz bir şekilde Rıza Çalımbay’ ın takımdan ayrılmasının arifesinde Bucaspor’ dan istifa etmiş. Eskişehirspor ile anlaşmak için Milli Maç arasında ortamın yumuşamasını bekliyormuş. Tam da Ligimize yakışan bir hareket. Yazık…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here