Cuma günü www.facebook.com ‘a gelen mesajlar arasında Senai Kara’nın ki dikkatimi çekti. Daha önceden Kayseri’ye gelmiş ve konuşma fırsatı bulamamıştık. Ama bu sefer bir fırsat tekrar doğmuş ve randevulaştık. Ankaraspor’un kaldığı otelde buluştuk. Bekleme salonuna geçip Senai Hoca’nın gelmesini bekledim. Merdivenlerden inip yanıma geldi. İlk defa yüz yüze gelip sohbet ortamı yakaladım. Gençlik yıllarımda tribünden hayranlıkla izlediğim kişi ile yanyana olmaktan mutluluk duydum. İlk sözü şu oldu. “Kayseri’de çok güzel günlerim oldu” dedi. Ogünlere gitti. Aslında içinde burukluklarda vardı. Adana’da attığı (2-2) biten maçın golünü anlattı. “Tarifi imkansız bir duygu” dedi. Evet bizlerde imkansızı yaşadık. Bir kısmımız Adana’da bir kısmımız Kayseri’de radyo başında. Ogünleri anarken “gözleri parlıyor ve dahada heyecanlıyordu”. Aslınta çok şey soracaktım. Kayseri’den ayrılış hikayesini anlattı. Süper lig’deki “Rizespor” deplasman dönüşünü anlattı. “Kayserispor”dan kopuşunu. Sonra tekrar gelişini. O dönemi hatırlayanlar bilir. Kayseri’de Kahramanmaraşspor maçı vardı. Kayserispor 2-1 galip gelmişti. Maçın 14.Dakikasını Senai Hocam şöyle anlattı. “Bana doğru bir top geldi, Kafayı vurdum. Atmış olduğum gollerimin % 70’ini kafa ile atıyordum. Vurmuş olduğum kafa topu kalenin üst kısmında filelere gitti. Ama giden top arka direklerin oraya sıkışıp kaldı. Yere düşmedi. Heyecandan farkında değildim. Arkadaşlar deyince fark ettim. Bu golün benim için çok büyük bir önemi vardı”. dedi. O zamanın şartlarını anlattı. Sahaları, zeminleri ve yokluğu. “Orduspor deplasmanına çıkacağız. Orduspor’un sahası toprak. Bizimde toprak saha bulmamız gerekli. Kartal’daki E.Meslek Lisesinin toprak sahasında antreman yapar ve maça çıkardık”. “Şimdiki futbolcular bizden çok çok daha iyi altyapıda yetişiyorlar” dedi. Bu arada Senai Hocanın yanı 14-15 yaşında bir oyuncusu geldi. Bir arkadaşının nereye gittiğini ve kendisininde gitmek istediğini söyledi. Senai Hoca öyle güzel bir cevap verdi ki;
Ben şahsen takdir ettim. Genç oyuncunun montunün fermuarı açıktı. Senai Hoca “Az önce montunun fermuarı çekik olarak benden izin alıp Markete gitti” dedi. Öğrencisi ise mesajı anladı. Hemen montunun fermauranı çekti ve gitti. Şunuda diyebilirdi. “Oğlum fermuarını çek”. Hayır bunu demedi. İnce bir nezaketle hem bizim yanımızda hemde diğer misafirlerin yanında bozmadan iğneleyerek ifadesini kullandı. “Az önce montunun fermuarı çekik olarak benden izin alıp Markete gitti” Aslında bu sözün içinde çok şeyler yatıyordu. Futbolcusunu küfür ederek. Hakaretler ederek futbol oynatacağını yada eğiteceğini sananlara büyük bir örnek. Sohbetimizin ilerlerleyen dakikalarında Kaski’nin Şube Müdürü Baki Binboğa bey geldi. Yıllar önce komşuluk yapmışlar. Tanıştık ve kısaca “Kayserispor’u” konuştuk. Onlara rahat konuşmaları için müsade istedim. Eşimle geldiğimi ve otomobilde olduğunu belirttim. Senai Hoca, “Ayhan bey” dedi. “Eşinize sizi burada oyaladığım için özür dilemek istiyorum” dedi. Bizzat arabaya kadar gelip. Eşimden özür diledi. “Keşke arabada değilde lobide otursa idiniz daha iyi olurdu” dedi. Son olarak “Kayseri’yi, Kayserispor’u ve taraftarlarını çok sevdiğini” söyledi. Uygun bir zamanda geniş geniş sohbet etmek için randevulaşarak otelden ayrıldık. Son olarakta birilerini bir şeyler söylemek istiyorum. Kayserispor’a öyle yada böyle hizmet eden 800 civarında futbolcu var. Bunlar nerede?. Ne yapıyorlar?. Nasıl yaşıyorlar?. Bilen varmı?. Yoksa futbolculuk dönemlerinde para içinde yüzüp yokluk içinde mi ölüyorlar?. Yada bizimle işi bitti. Ne olursa olsun mu diyoruz?. Ben 25 yıl sonra Senai Kara hocam ile bir araya gelip sohbet etmekten gurur ve mutluluk duydum. İnanıyorum ki Senai Hocam’da mutlu olmuştur. En azından hatırlanmaktan. Elimizden geldiği kadar Senai Hocam gibi Kayserispor’a hizmet eden futbolcuların tek tek ziyaret edip hatırlarını alalacağım. Onları bugünün gençliğine ve ogünleri yaşanlara hatırlatmaya çalışacağım. Bence dostluk bu günlerde lazım.
Bu fotolar: Furkan Baynal çekti.
1984-1985 Ayaktakiler: Turgay İnal, Senai Kara, Şeref İncirmen, Ferhat Turunç, Ösman Güler, Kaptan Rıdvan Çeçen. Oturanlar; Aslan Yavuz, Branco Bojnak, Çetin Aktaş, Hajrudin Durbuzoviç, Erol Demirhan
Bekir Demirağ Arşivinden.
Ayhan BAYNAL

Fotoğrafların tamamını görmek için: http://www.facebook.com/photo.php?pid=3320460&l=bc19c7100e&id=702973739

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here