Kayserispor’un en iyi 5 forvetinden biri
 
GOL MAKİNESİ SENAİ
 
Kayserispor’un 2. Lig’de oynadığı ve bir üst ligin özlemini çektiği çileli yıllarda sarı-kırmızılı takımda attığı birbirinden kritik kafa golleriyle ön plana çıkan Senai Kara ile SPORTİF Dergisi adına bir söyleşi yaptık. Kayserispor’da şampiyonluk sevincini tadan Senai Kara ile Editörümüz Bekir Demirağ konuştu.
 
Sayın Senai Kara… Yıllar sonra seninle yine futbol sahalarında ama ayrı bir platformda buluşmak inan beni çok sevindirdi. Sanırım , dergimiz SPORTİF adına yapacağımız bu söyleşi sporseverleri de memnun edecektir. Şu an nerelerdesin ve ne yapıyorsun ?
Ben de çok memnun oldum abi. Hatırlıyorum da Kayseri’de iken maçlarımıza gelip fotolarımızı çekerdin bol bol. Şimdi Ankaraspor altyapısında antrenör olarak çalışıyorum. Minikler grup maçları için Nevşehir’e geldik. Bu vesile ile de bir kez daha görüşmüş olduk.
Kayserispor’daki günlerinden bahseder misin biraz ?
Ahh… Kayseri ve Kayserispor !… Bunları unutmak mümkün mü ? Orada aralıklarla 7 sezon geçirdim. Şampiyon da olduk, orta sıralarda da süründük. Anlayacağın birbirine zıt iki duyguyu da o forma altında yaşadık… Dolu tribünler… Heyecan… Üzüntü… Sevinç.. Yani herşey vardı orada.
 
Yeni nesil seni pek hatırlamaz Senai… Kısa özgeçmişini şöyle bir öğrensek ?
Olur tabii. 1960- Gümüşhane doğumluyum. Daha sonra Ankara’ya yerleştik. Küçük yaşlarda futbola pek tutkundum.Bunun üzerine ben de futbola 1976’da Ankara Abidinpaşa Genç takımında başladım. 1979’da Ankara Demirspor’da ilk profesyonel imzayı attım. Daha sonra Diyarbakırspor’a gittim. Aynı yıl Kadri Aytaç döneminde kiralık olarak Kayserispor’a geldim.Sonradan oyuna giriyordum genelde. Sezon bitince Diyarbakırspor’a geri döndüm.
Kayserispor’a sonra bir geldin ama pir geldin, attığın gollerle taraftarın sevgilisi olmuştun değil mi ?
Evet.. 1983-84 sezonunda Başkan Mustafa Elmaağaçlı zamanında Kayserispor’da buldum kendimi. Dolu dolu 2 sezon oynadım. Dönüşüm iyi olmuş ve açıkçası ben de kendimi bulmuştum. Gollerimle seyirciyi havaya kaldırmak bana dayanılmaz keyif veriyordu. 1984-85 sezonuydu, 5 Ocak Stadında hıncahınç dolu tribünler önünde Adanaspor ile   2- 2 berabere kalarak şampiyonluğu kucakladık. O gün gollerin ikisini de ben kaydetmiştim.Sezon başında Başkanımız Sami Yangın ağabeyimizdi. Sonra bu görevi Mehmet Haymanalı devraldı. Şampiyonluk ona kısmetmiş…
kayseirspor-1985-1986
O sezon çok kritik goller attığını hatırlıyorum ?
Hem de nasıl ? Başkan Mustafa Elmaağaçlı beni çok sever ve güvenirdi. maçlara çıkmadan önce soyunma odasına gelir ve bana “Senai, senin gibi bir santrforum varken gözüm arkada kalmaz. Sen şimdi çıkar, golünü atarsın” derdi. Bu, beni çok motive ederdi. Çok iyi kafaya yükselirdim. Bu nedenle de gollerimin büyük çoğunluğu kafa ile geldi.
Sonra yine bir ara Kayserispor’dan ayrıldın ama ?
Dediğin gibi 1985-86 sezonunda İskenderunspor’a kiralık olarak gittim.Orada o sezon tam 21 gol atmıştım.Bir sonraki sezon Kayserispor’a döndüğümde Candan Dumanlı Teknik direktör, birlikte oynadığım ve daima saygı duyduğum Gıyasi Tokoğlu kaptan da onun yardımcısıydı.
Hangi takımlarda oynadın ?
Sonraları tam bir futbol gezgini olduk abi… Kocaelispor, Siirt Köy Hizmetleri, Hatayspor, İskenderun Demir -Çelik ve Batman Belediyespor’da oynadım.Bu takımların bazılarında şampiyonluklar yaşadım. 1994 yılında Batman Belediyespor’da futbol yaşantımı kapatıp, işyeri açtım. Ticarete atıldım ama yürütemedim. İflas ettik yani…
Ya Teknik Direktörlük olayı nasıl gerçekleşti ?
Futbolu bıraktıktan sonra içimdeki futbol tutkusunu bir türlü atamayınca A sınıfı Antrenörlük kursuna katıldım. Diplomamı alıp antrenörlüğe başladım. İlk çalıştırdığım takım, İskenderun Demir Çelik oldu.Bu takımı çalıştırırken şampiyonluğu kaçırdık. Daha sonra 3. Lig’de Bingölspor’la anlaştım. Bakım başarılı iken bir duruma kızıp bıraktım.Sonrasında Silopi’yi çalıştırdım. Son 2 sezonda da Ankaraspor Altyasında görev aldım ve halen orada çalışmaktayım. Minikler grup maçları için Nevşehir’e geldik. Böylece de sizler gibi değerli ağabeylerimizle bir kez daha karşılaşmış olmanın mutluluğunu yaşadık.
senai-kara-1984
Peki Senai… Unutamadığın bir anını bizlerle paylaşır mısın ?
Öyle çok anı var kiii… Ama şahsen Adana 5 Ocak Stadında oynadığımız ve 2-2 berabere kalıp şampiyon olduğumuz Adanaspor maçının  coşkusu ve hatırası bir başka. Adanaspor ile Adana’da berabere kalıp şampiyon olduğumuzda 2 golü de ben atmıştım.Dolu tribünler önündeki maçta kaybetsek şampiyonluk gidiyordu. Son düdükle birlikte biz sahada, taraftarlarımız da tribünlerde büyük sevinç yaşamıştık. Bunu unutmam… Taraftarımızla birlikte turumuzu atıp, soyunma odasına girdiğimizde o zamanki Teknik Direktörümüz geçenlerde yitirdiğimiz rahmetli Erkan Kural ağabeyimizdi. Boynuma bir sarılışı vardı, sormayın ? ” Beni , yani Kayserispor’u sen şampiyon yaptın Senai..” derken ağlıyordu.
Bir de , 1983-84 sezonuydu. Teknik direktör o zaman Fehmi Kuş abimiz…Kayseri’de Urfaspor’la oynuyoruz.Maçın ilk yarısı 0-0 bitti. Fehmi Abi devre arasında soyunma odasına geldiğinde açtı ağzını, yumdu gözünü..Bağırdı – çağırdı… ” Bu nasıl bir oyun ? Kaçırdıkça kaçırıyorsunuz be…Böyle oynarsanız puan uçar.” dedi. Ben de o zaman ” Hocam…Var mısın iddaaya ? Ben bu maç en az 3’lük olur diyorum.Eğer üç golün üzerinde biterse Vakko gömleğimi alırım…” diye atıldım. Hoca zaten burnundan soluyor : “Varım yav !.. Dediğin gibi bitsin, sana en kral Vakko gömleği alacağım. Söz !..”
Derken iddiaya girdik. Kaptan Gıyasi de iddiaya katılıp ” Ben de ayakkabı isterim Hoca !..” dedi.Fehmi Hoca onu da kabul etti. Sahaya çıktık, bir oynuyoruz deme gitsin ? Maç 5- 0 galibiyetimizle bitti. Sahadan omuzlarda çıktık.
 
Fehmi Kuş sözünde durdu mu ya ?
Durdu.. Bana kralından bir gömlek, Gıyasi kaptana da bir ayakkabı aldı. O zamanlar Vakko gömlek neredeyse bir maaştı. karizma idi.
Kayserispor’da hangi Teknik Direktörlerle çalışmıştın ?
Kadri Aytaç, Fehmi Kuş, Erkan Kural, Tınaz Tırpan ve Candan Dumanlı ile. Fehmi Hoca ile çalıştığımız dönemde şimdiki Kayseri Ticaret Odası Başkanı Hasan Ali Kilci de antrenörümüzdü.
Takımda en çok kiminle daha samimi idin ?
 Kulakları çınlasın kaleci Ferhat Turunç ile çok iyi arkadaştık. Çok severdik birbirimizi. Sevincimizi de, üzüntümüzü de paylaşırdık onunla.
senai-kara
Biraz da diğer özelliklerinden bahset Senai.. Araban var mı ve hız yapmayı sever misin ?
Açık konuşayım abi evet araba kullanmayı da hız yapmayı da severim. Bir de eş-dost ile piknik yapmayı.Dostlarıma gönlümü sonuna kadar açarım. Onlarla birlikte olmaktan hoşlanırım.
Ailevi konulara girsek şöyle bir…Evli misin ? Çoluk-çocuk neyin var ?
Evliyim. 1981 yılında Rukiye Hanım ile evlendik. Gökçin adında bir oğlum ( 26 yaşında ) ve Tuğça adında da ( 21 yaşında ) bir kızım var. Oğlum kısa süre futbol oynadı. Ama pek sevmedi ki sürdürmedi. Mutlu bir evliliğim var anlayacağın…
Peki Senai… Açık söyle. Sizin oynadığınız dönemdeki Kayserispor ile şu anki Kayserispor arasında ne gibi bir fark var ?
Bizim zamanımızda Kayserispor bir çıkar-bir batar durumundaydı. Gerçi hangi ligde oynasak, sağolsunlar taraftarlarımız stadı doldururlardı. Ama şimdiki Kayserispor çok farklı. kulüp yapısıyla, elde ettiği başarılarla ve tabii ki bu sezon Türkiye Kupası’nı almasıyla…Bizim zamanımızda tesislerimiz yine çok çok iyiydi. Ama dedim ya, ligde tutunmakta pek başarılı olamıyorduk.yalnız şuna değinmeden geçemeyeceğim, o zamanki takım arkadaşlarım şu an oynamış olsalar para olarak güç yetmez. Bu imkânsız. Çok iyi topçular vardı.
Gökhan Ünal’ın Trabzonspor’a transferini nasıl yorumluyorsun ?
Ben olsam vallah gitmezdim abi. Gökhan Ünal Kayseri’yi belki arar… Son üç sezonun Kayserispor’u Türkiye’nin dördüncü büyüğü olmuştur. Ben Kayserispor’u dördüncü büyük olarak yakıştırıyorum.Bu gelişimde ve elde edilen başarılarda Büyükşehir Belediye Başkanı’nız Sayın Mehmet Özhaseki’nin bu işin içinde hemen her zaman için bulunmasının büyük rolü var. İnanıyorum ki Kayserispor ülkemizi UEFA Kupasında da en iyi şekilde temsil edecektir. Bizim zamanımızda Avrupa’nın adı bile geçemezdi. Bence Gökhan Ünal Kayseri’de kalmalıydı.
Kayserispor’un gözde oyuncusuydun. Son transferinde kadar para aldın ?
Son transferimde Mehmet Haymanalı Başkandı. Görüşme odasına ilk beni çağırdılar… Ben 10.5 milyon istedim. Verdiler… Tabii benimle birlikte herkes te aynı parayı istedi ve aldı sonuçta. Bunun 3.5 milyonunu peşin almıştım. Sonrası taksit taksit…
 senai-kara
Bunca zamandır Kayseri’den ayrısın. Kayseri’ye gelmeyi ve Teknik Adam olarak çalışmayı düşünür müsün ?
Elbette…En kısa zaman içinde Kayseri’ye gelmeyi ve unutamadğım dostlarla görüşmeyi çok istiyorum. Bu arada tabii bir teklif gelirse , orada bir müessese takımını ( örneğin Pansu Şekerspor) çalıştırmak ve o takımı Kayseri’nin yıllardır özlediği Türkiye 3. Lig’ine çıkartmak için elimden gelen çabayı da harcarım.
Kayseri Erciyesspor’u nasıl değerlendiriyorsun ?
Ben Kayseri Erciyesspor’u resmen takdir ediyorum. İnanılmaz işler başarıp 2 kez Süper Lig’e çıktılar. Birinde isim değişikliği yapıp, abi takıma önemli bir avantaj sağladılar. Sonra yeniden çıktılar…Böyle bir takımın alt lige düşmesi çok üzücü oldu. Ama şunu açıklıkla belirteyim ki, bu düşüşte bence Kayserispor tarafının vefasızlığı büyük rol oynadı. Adamlar Bülent Korkmaz yönetiminde büyük bir çıkış yakalayıp Türkiye Kupası’nda finale kalırken, onların çabasıyla elde ettiği Süper Lig koltuğunda oturan eski takımımın yani Kayserispor’un alt sıradaki takımlardan 1 puan dahi almayışı düşündürücü…Demek ki, Erciyesspor’un Süper lig’de oluşunu hazmedemediler. Oysa o takım çok daha sempatikti. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin, herkesin dilinde Kayseri Erciyesspor vardı. Geçtiğimiz sezon ilk 6 takım olabilirlerdi, ama İlhan Özbay’ın gidişiyle bu hedefi düşünmediklerini gösterdiler. yine de Erciyesspor başarılı. Kayserispor’da birlikte top koşturduğum arkadaşım Mehmet Bulut’un başarılı olmasını çok isterim..Bildiğim kadarıyla Mehmet disiplin sahibi ve gayet hırslıdır. Başarır mutlaka…
Peki Senai, Kayserililere ileteceğin bir mesajın olacak mı ?
Ben futbol yaşantımın en güzel yıllarını Kayseri’de yani Kayserispor’da geçirdim. Orada unutulmaz dostluklar yaşadım. Kayserililer takım ayırımı yapmadan her iki takımlarına da lütfen sahip çıksın.Kayseri şehri artık futbolda da hatırı sayılır bir konuma sahip. Hele hele Türkiye Kupası’nı kazanması, bunu katmerledi.Ama görüyorum ki tribünler genelde boş…Taraftar desteği çok önemli. Kayserili sporseverler takımlarına centilmence ama gerçek anlamda destek versinler. Tüm Kayserililere, başta da Sayın Mustafa Elmaağaçlı başkanıma, o zamanlar yöneticimiz olan Zafer Özden’e, şoförümüz Orhan Alp’e, eğer yaşıyorsa tesislerdeki bekçimiz Dursun’a derginiz SPORTİF aracılığıyla sonsuz selam, saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Onları asla unutmadım. Bir gün kısmet olursa, onlarla bu kez belki de Teknik Adam olarak görüşebiliriz.SPORTİF’te benim de bulunduğum o “nostalji “ sayfalarını görünce inanın içim titredi. Mükemmel bir dergi olmuş…Bu anlamda sizlere de başarılı çalışmalar diliyorum. Beni taa Nevşehir’de bulup, bana bu röportaj imkânını verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Bekir abi, sen spor için bir tarihsin…Derginize bakarken bunu hissettim ve inan ki çok duygulandım .Tabii bir o kadar da memnun oldum. Aradan 21 yıl geçti. Ama unutulmamak çok hoş…Sağolasın…
Ben de teşekkür ediyorum Senai… Başarıların daim olsun. Esenlikle kal…

Sportifi Dergi – Bekir Demirağ

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here