Atatürk, “Ben Sporcunun Zeki, çevik ve Ahlaklısını severim” sözüyle sporcunun iki ana özelliğini, zekayı ve terbiyeyi bedensel becerilerin önüne koymuştur. Sporcu öncelikle ahlaklı olmalı, sonra zeki olmalı ve de en son olarak çevik olmalı. Bedensel becerilerin kullanılması için zekaya ihtiyaç var. Kendini kontrol etmek içinse öncelikle ahlaka ihtiyaç var. 

Futbolcularımızdaki ahlakı daha üst seviyeye taşımak için öncelikle ahlaki değerler alkışlanmalı. Ahlaka aykırı davranışlara ceza verilmeli, uygun davranışlar alkışlanmalı. Milli takımımızın başındaki Hoca’ nın Emreve benzeri futbolculara gösterdiği tutum ve destek zaten Türk Futbolunun nereye koştuğunu göstermekte. Konumuz Milli Takım değil ahlak, bu yüzden ahlaksızlığa destek veren Milli Takım Hocamızı konuşmayalım!

Ben Cangele’ nin etrafında gelişen olayları mercek altına almak istiyorum. Cangele’ nin maç içinde neler yaşadığını bilmiyorum. Çok iyi bir oyun çıkardığı ve Beşiktaş defansının kafasını bozduğu muhakkak. Ben sadece ekranlara yansıyan bir olayı mercek altına almayı istiyorum. Rüştü, Cangele’ nin Hoca’ yı uyarması sonrası sarı kartı görüyor ve sarı kart sonrası tam Hakemin yanında Cangele’ ye küfrediyor. Milli futbolcumuz Rüştü’ nün ahlaksız davranışı karşısında kuralı uygulamayarak terbiyesizliğe destek veren ilk şahsiyet hakem oluyor. Kırımızı kartla Rüştü’ yü atmak cesaretini gösteremiyor Hakem. Ahlaksızlık yaptığı için Rüştü’ yü ödüllendiriyor ve ahlaksızlığa ortak oluyor. Zaten yanlı yönetimi bambaşka bir talihsizlik!

Maçın bitiminde İbrahim Toraman Cangele’ nin iyi oyununa sinirlenmiş olacak Cangele’ nin yanına gelip küfürleri saydırmaya başlıyor. Kadrosunda Dudak Okuyucu bulunduran Ligtv ise bu karelerdeki görüntüleri sesli platforma taşıyamıyor. Ardından Rüştü geliyor ve küfürleri saydırmaya devam ediyor. İki Milli Takım Oyuncumuz televizyonların karşısında futbolcumuza küfürleri sayıyor… Utandım. Milli Maçlarımızı izlerken bu ahlaksızların hareketlerinde mi heyecanlanacağım, o ahlaksızların ayağına kuvvet gelsin mi dua edeceğim… Yazık!

Futbolcuların magandalığına alıştık de mi? Şimdi diyeceksiniz ki: “Abartma, bunlar futbolun içinde var” vb. Durumun daha vahimi ise Basındaki bazı şahsiyetler, Futboldaki Milli Ahlaksızlarımızın tüm Türkiye’ nin gözü önündeki terbiyesizliklerini görmek yerine Cangele’ ye saldırıyor, İbrahim Toraman adındaki Milli Ahlaksızımızı ise sabırlı davrandığı(!) için alkışlıyor. Sergen gibi birkaç eski Milli Ahlaksız ise Cangele’ yi etik olmayan davranışta bulunduğu için eleştiriyor, yani Cangele’ ye ahlaksız diyorlar. Bunu da maç içindeki davranışlara göre değil, genel yaşantısına ve maçlardaki davranışlarına bağlıyorlar… Yazık!

Cangele ailesiyle birlikte Kayseri’ de rızkını aramakta ve sakin bir hayat yaşamaktaCangele’ nin geçmişinde“Kendi oynadığı maça bahis oynamak”, “Oynadığı yada oynamadığı maç için şike yapmak”, “Gecenin dördünde ortalığa mal olmuş bir kadınla basına yakalanmak”, “Kumar oynamak” var mı? Ya da geçmişinde “Tüm konsantrasyonunu At Yarışı gibi diğer şans oyunlarına aktarmak” var mı? İstanbul Takımı Uşaklığını yapan bir çoğu eski Milli Ahlaksız olan sözde Spor Yazarları önce kendilerine bakmalı. Objektif olma çabasına girerek günah çıkarmalı ama nerede??? 

Saçmalamaya devam eden Milliyet ise tam bir komedi!Cangele, İbrahim Toraman’ a 6 defa parmak atmış da,Denizli de Toraman’ a “Aferin oğlum, sana yakışanı yaptın, oyundan atılmadın ve sabırlı davrandın. Bunlar futbolun içinde var” demiş. Sayın Milliyet, güya İbrahim Toraman’ ı korumaya çalışıyorsun ama ifadeye bak: Denizli, Toraman’ a arada parmak yemek bu işin içinde var diyor. Haber o kadar saçma ki. Haber sonrası biri Denizli’ ye sorsa “Hocam bu kadar uzun futbolculuk hayatınızda size kaç kez parmak atıldı?” Denizli adama dalmaz mı??? Komik ve vahim… Bu arada İbrahim Toraman çoktan İnternet’ in geyik alemine düştü bile. Millet forumlarda toplam 6 adet parmak mı atıldı, yoksa Cangele her parmağıyla altışar parmak mı attı tartışmasını yapmakta.

Bu durumda sormak lazım. Ahlaksız olan;

Kameralar önünde küfürleri sayan İbrahim ve Rüştü mü?

Yanı başındaki küfürleri ninni olarak algılayan hakem mi?

İbrahim ve Rüştü gibilerinin hareketlerini örtbas etme çabasındaki Spor Basını mı?

Bu tip oyuncularla motivasyonu yakaladığını sanarak onlara destek veren Milli Takım Hocası mı?

Bu tip oyunculara karşı tepki koymayan BJK yönetimi mi?

Kim!???


Serdar ERBASI

Not: Batuhan’ ın disiplisiz hareketi sonrası Eskişehirspor tarafından kadro dışı bırakıldığını okuduğumda bu hareketin malum şahıslara örnek olmasını diledim. Eskişehirspor Batuhan’ ı affeder mi bilinmez ancak bu gösterilen ilk tepki bile Atatürk’ ün sözünün bazen dinlendiğini göstermekte.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here