Kayseri’nin resmi internet sitesi halen transferi duyurmadı ama gerek Amrabat’ın açıklamaları gerekse de Hollanda basınının artık ağız birliğine varmasıyla Fas asıllı Hollandalı (ya da Faslı diyelim düpedüz) oyuncunun Kadir Has çimlerine çıkmasına az bir süre kaldığını söyleyebiliriz. 1,1 veya 1,3 milyon ueroluk bir bonservis bedelinden (rakam üzerinde spekülasyonlar mevcut ama ne olursa olsun hiç fena değil, zira PSV 15 gün önce futbolcu için 1,5 milyon euroluk bir fiyat biçmişti) ve 4,5 yıllık bir anlaşmadan söz ediyoruz. Biraz ayrıntıya girelim. Öncelikle Amrabat’ın ilk kez parladığı VVV Venlo’dan PSV’ye gelişi ilginç oldu. Ama onun da öncesi var. Amrabat HSV De Zuidvogels’da oynarken Ajax’la deneme antrenmanlarına çıktı ve akademiye girdi. Ancak hem geçirdiği sakatlıklar, hem bünyesinin zayıflığı hem de aile tatillerinden geç dönmesi sebebiyle 3 sezon sonunda disiplinli akademinin kapısına kondu. Faslı bir gençti ve bu benliğin tüm özelliklerini taşıyordu. Saç stiliyle, sokakta yürümesiyle, konuşmasıyla, davranışlarıyla. Amatör kulüplerden SV Huizen’da profesyonellik öncesi son adımlarını atarken, 2007-08 sezonunda FC Twente’nin bayan takımının teknik adamlığını yapacak olan, o günlerdeki SV Huizen hocası Jurgen Kok onu A takımda oynatmaya başladı. 19 yaşındayken şans yüzüne güldü ve 2. lig takımlarından FC Omniworld onu kadrosuna kattı. 2006-07 sezonunda 38 maça çıktı ve sağ açık pozisyonunda oynarken 14 golün altına imzasını attı. Bu performans onu 2007-08 sezonunda Eredivisie’de mücadele edecek VVV Venlo’nun onu kadroya katmasını sağladı. 2008 yılının başında kadroya Keisuke Honda da katılmıştı ama Amrabat buna rağmen takımın 1 numaralı yıldızı oldu. O günlerde yapılan televizyon programlarını hatırlarım. Venlo sokaklarında en fazla tanınan, çocukların peşinden koştuğu bir adamdı ve Faslı çocukların idolüydü. 10 gol attı o sezon ama takımın küme düşmesine engel olamadı. 3 martta PSV onunla 4 yıllık sözleşme imzaladı. 2,3 milyon euro ödediler. Halbuki sezon sonunu bekleselerdi, Venlo küme düşmüş olacak ve Amrabat 750 bin euroluk minimum rakama serbest kalacaktı, ancak bu bekleyişin taliplerini artıracağı gerekçesiyle riske girmek istemediler (Heerenveen de Amrabat’la ciddi anlamda ilgileniyordu), parayı bastırıp aldılar. Amrabat’ın PSV formasıyla çıktığı ilk maç benim de FC Utrecht kombinesiyle gittiğim ilk maçtır. PSV 5-1 kazandı Utrecht’te. Amrabat ikinci golün altına imzasını koyduğu gibi Afellay ile birlikte o sezon takımı taşıyacağının sinyallerini verdi. Ancak getiremedi gerisini. Huub Stevens sezon sonuna doğru onu kulübeye çekti, Fred Rutten ise onu rotasyonda kullandı sadece. Bu sezon sadece ve sadece 6 maça çıkabildi ki artık gitme zamanının geldiğini anlamıştı. Yeni bir stadyum, Hollandacayı ve o ülke futbolcusunu çok iyi bilen bir teknik adam, Hollandalı bir yardımcı antrenör ve 4,5 yıllık bir anlaşma onun için bulunmaz nimetti. O da kaçırmadı. Amrabat 2008’de Pekin Olimpiyatları’nda mücadele eden ve çeyrek finalde turnuvaya veda eden Hollanda milli takımının aday kadrosundaydı ama turnuvaya götürülmedi. FIFA ‘nın yaptığı kural değişikliği ile milli takım seçimini değiştirme şansını elde etti. Formu ve kendi kafasındaki plan onun Hollanda milli takımına giremeyeceğini çok açık gösteriyordu. 9 Ağustos 2009’da Fas’taki bir internet sitesine yaptığı açıklamada Fas milli takımında oynamayı istediğini belirtti. Halen her 2 A milli takımın da formasını giymiş değil ama yolu Fas’a gidecek gibi görünüyor. Transfer edildiğinde PSV’li taraftarlar onun için “Sulejmani’den katbekat iyi, fiyatı da ona göre oldukça iyi (Sulejmani Ajax’a 17 milyon euroya malolmuştu)” diyorlardı. Aslında ikisinin de geldiği yerin birbirinden pek farklı olmadığını söylemek lazım. PSV’ye transfer olduğu günlerde üniversiteden MER (Management, Economie and Recht – Yönetim, Ekonomi ve Hukuk) diplomasını almıştı.Açıklamaları oldukça akıldıycı ama büyük bir kulübe gelmiş, büyük hayalleri olan tüm futbolcuların açıklamalarına benziyordu. Bugün 23 yaşında. Birebirde hakimiyeti olan, fizik gücü zayıf, çabuk, yaratıcı ama tüm kariyerini zayıf defans oyuncularına sahip Hollanda Ligi’nde geçirdiğinden, oradan çok daha zorlu bir lig olan Türkiye’de ilk aylarda yüksek ihtimalle zorlanacak Amrabat. Bu zorlandığı anlarda, Faslı karakterini ortaya koyarsa işler iyi gitmeyebilir, zira Türk seyircisinin yıldız adayından çok rahat bıkabileceğini biliyoruz. Ağustos 2008’deki Feyenoord maçında Nicky Hofs’a yaptığı, rakibinin futbol hayatına büyük zarar verebilecek aşağıdaki hareketi hakem tarafından atlandı ama Hollanda Futbol Federasyonu 2 maçlık cezayı kesti. Ancak Faslının olayla ilgili yorumu daha fazla tepki çekti. “Tekrar şansım olsa yine aynı şekilde girerim”… Kaleye direk gidebilen, genelde forveti kenardan besleyebilecek, Mourinho’nun meşhur 4-5-1’den 4-3-3’e dönebilen Chelsea’sinde Robben’in (sağlamken) oynadığı mevkinin adamı. Kayseri’ye faydalı olacak mı? Reis ve Lens gibi bu sezonun 2 flaş adamı varken onları kesmesi çok zordu. Hem de Reis sezonu kapatmasına rağmen. Bu hamlesi onun kariyeri açısından akılcı bir hamle. Kendini geliştirebileceği bir kulübe geldi üstelik çok büyük bir siklet farkı atlamadan. Örneğin Afellay’ın, Barcelona ve La Liga’da adapte olması gereken şartlar Türkiye’den daha zorlu. Dolayısıyla Amrabat’ın adaptasyon tarafı çok uzun sürmeyecek. Benim kafamdaki soru işareti, oyuncu kalitelerini ve daha önemlisi saha içindeki rollerini bu kadar birbirine yaklaştırmış ve Louis Van Gaal’in özellikle şampiyonluğu son hafta kaçırdığı yıldaki AZ’ine çok benzeyen, kalitesi çok yüksek olmayan ama iyi işleyen makine düzenindeki Kayserispor’unda, bu kadar bireysel yeteneklerini ön plana çıkarayı seven, kabına sığmayan bir Faslının (tekrar bunun üzerinde duruyorum) nasıl davranacağını. Örneğin Cangele ve Troisi takıma döndüğünde Şota’nın Zalayeta da dahil bu oyuncuları nasıl aynı anda kullanacağını merak ettiğim gibi. Kaynak: http://vliegendenederlander.blogspot.com/2011/01/nordin-amrabat-ve-kayserispor.html

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here