Son 6 aydır tüm dünya bir bahis şikesi skandalı ile sallanıyor. Bochum savcılığının başlattığı soruşturma (tüm dünyayı ilgilendiren bu işle neden sadece Almanya savcıları ilgileniyor onu da anlayabilmiş değilim) hemen hemen tüm ülkelerde bahis şikelerinin varlığını gösteriyor. Maalesef bu soruşturmadan Türkiye de nasibini almış durumda. En az 8-10 kulüpten bazı oyuncuların adı bu skandallarla birlikte anılıyor olmasına rağmen, Kayserispor yönetimi dışında hiçbir kulüp yönetimi, bahis şikesi soruşturmasında adı geçen oyuncularıyla ilgili olarak en küçük bir tedbir almadılar. Oysa ki bu tür olaylar futbolun popülaritesini tamamen ortadan kaldırabilecek ve tribünlerin boşalmasına sebep olabilecek kadar ciddi  olaylardır.
 
Bahis şikesi denen şey, bir taraftarın ömrü boyunca kazanamayacağı parayı, bir sezonda 34 maç oynayarak kazanabilen bir  futbolcunun, bu para ile yetinmeyerek paragözlük yapıp, illegal yollardan hızlı para kazanmaya çalışması anlamına gelirken, seyirciyi de aptal yerine koyması anlamına gelir. Düşünsenize, desteklediğiniz takım kazansın diye siz hop oturup, hop kalkarken, 3 puan alıp zirveyi zorlasak, şehrimizin adı şampiyonluk yarışında anılsın, şehrimizde şampiyonlar ligi maçı oynansın diye stres altında beklerken, takımdaki bir ya da daha fazla futbolcu 15-20 bin USD için skoru bahis çetelerinin istediği şekle getirmeye çalışabiliyor. Çok yazık…
 
Bilal Aziz için yargısız infaz yapılmasını düşünmek insafsızlık olur, ancak çok açık şekilde anlaşılabilen ve dinlemeye takılmış olan telefon konuşmaları ile yaptığı kısmi itiraf, ne yazık ki bizleri iddiaların doğruluğuna inanmaya sevk ediyor. Ayrıca eğer buna alet olan başka sporcular da varsa derhal gereken yapılmalıdır.
 
Bunun farkına varan bir seyircinin bir daha maça gidip aynı heyecanı yaşayabileceğini düşünmek biraz saflık olur. O yüzden Kayserispor yönetimini bu duruşundan dolayı kutlamak gerekir. Değil Bilal Aziz, bu olaya adı karışan sporcu “kim olursa olsun” (suçu kanıtlandığı taktirde) aynı ceza uygulanmalıdır. Eğer olaylara adı karışan futbolcuların suçu sabit görülürse ömür boyu men cezası verilmelidir ki, hiç kimse bir daha bunu denemeye cesaret edemesin!. Kayserispor yönetiminin bu erdemli davranışını burada adını anmak istemediğimiz diğer kulüplerin de uygulaması gerekirdi, yapamadılar, cezasını bir şekilde çekeceklerdir.
 
İşin en kötü tarafı, geçmişte bu tür olaylara adı karışmış sporcuların, daha sonra milli takım düzeyinde dahi görev alabilmiş ve almaya devam edebiliyor olmasıdır. Buna müsade eden federasyon yetkililerinin “hangi akla” hizmet ettiklerini anlayabilmek ise mümkün değil. Bir an önce daha sağduyulu ve sorumlu davranmaya başlamalarını beklemek durumundayız.
 
Her türlü şüphe ve şikeden arınmış, tertemiz bir ikinci devre dileklerimle…
 
Mustafa ÖZDEMİR

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here