2009-2010 sezonunun başlamasına az bir süre kaldı.
Ama halen sanki 2008-2009 sezonunda gibi hareket ediyoruz.
Yani halen santrafor sorununu çözmüş değiliz.
Benim anlamadığım bu sorunu bile bile çözebilmiş değiliz.
İllede hazırlık maçı yapmaya gerek yok.
Az buçuk bir taraftarın bile sorunun nerde olduğunu bilmesine rağmen bizim koskoca "Kayserispor" bunu çözemedi.
Lig bitmeden 3-4 ay önce bizim yabancı transferini bitirmemiz gerikiyordu.
İsimleri belirlemiş ve sözleşmeleri imzalanmalı idi.
Ya biz ne yaptık.
Vatan sırrı gibi tranfserleri gizledik.
Ancak yapancı basın yada kulüplerini açıklamaları ile olayları takip edebildik.
Sonra fiyat yüksek gelince transferi "Yalanladık".
Farkında değiliz ama şurada ligin başlamasına ne kaldı.
Bizde daha hazırlık maçında "Gol" bile atamadık.
Yani sorun aynen devam ediyor.
Transfer heyeti sadece transfer döneminde faaliyet göstermez.
Tüm sezon boyuncu 365 gün çalışır.
Notlar alır.
Futbolcuyu canlı izler.
Teknik özelliklerini takip eder.
Daha önce oynadığı takımlardan görüş alır.
Yani her şeyini inceler.
Raporla yönetime sunar.
Yönetim ve teknik heyet uygun görürse ön sözleşme ile transferi gerçekleştirir.
Hemde transfer döneminde fiyatı yükselmeden bu işi noktalar.
Bu Ocak ayı olur, Mart ayı olur.
İllede Haziran-Ağustos ayı beklenmez.
İşte bu yüzden biz büyük takım olamıyoruz.
Yada olmak istemiyoruz.
En iyi transfer ucuz transfer değildir.
En iyi tranfser işimize yarayan ve ihtiyaca göre yapılan transferdir.
Benim korkum ligin ilk haftasında santraforsuz bir maç oynamak.
Yada almış olmak için yapılan bir transfer ile taraftarı oyalamak.
Hiç bir şey bilmiyorsak tanıdık bildik bir oyuncuya transfer etsek.
Buna da razıyız.
Kısaca bu sezonda aynı sıkıntılara katlanacağız.
Kaçan puanlara yanacağız.
Yada "Puroviç", "Aghahowa" olsa idi. Gol atardı.
"Turgay" niye gönderdik türkülerini söyler dururuz.
 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here