Türkiye Kupasında rahat bir galibiyet alacağımız düşüncesi ile stadyuma gittim.
İnanın gittiğime bin pişman oldum.
Daha maça girerken bir sürü sorunlar ile karşılaştım.
Polisler üzerimi öyle bir aradaki sanki canlı bombayımışım gibi.
Önce üzerimdeki ilaç kutusundan huylandı. İzah ettik.
Sonra elimdeki flash bellegi çakmak olmadığına ikna için uğraştık.
Allah’tan bozuk paraları saklamıştım. Onları bulamadı.
Sonra çantama göz diktti.
"Bu ne" dedi.
Bende;
"Fotograf makinesi, bununla maçtan fotolar çekeceğim" dedim.
Sonra;
"Komiserime sormam gerek" dedi.
Aklımdan şimdi beleya çattık dedim.
Komiser;
"Bunu maça almıyoruz" dedi.
Bende;
"Niye" diye gayri ihtiyari sorduk.
Oda;
"Yasak" dedi.
Bu konuşmalar sanki haftalar önce davul ve diğer metaryalleri içeri sokamayan taraftarların serzenişe geldi.
Belkide aynı kişi idi. Bilmiyorum.
Bende;
"Bildiğim kadarı ile böyle bir yasak yok" dedim. "Eğer öyle bir yasak varsa

bana gösterin"dedim.
"Gazeteci isen Gazetecilerin bölümüne git. Orada serbest" dedi.
"Ben gazeteci değilim" dedim.
"Websitemiz için fotograflar çekeceğimi" söyledim.
"Yok kardeşim" dedi. "Götür arabana koy" dedi.
Bizde fazla uzatmak istemedim.
"Tamam" dedim.
Nasılsa kanuni olarak sokamıyoruz. Bizde gerekeni yaparız dedik ve bir

şekilde makineyi içeri soktuk.
Stadyum ana baba günü olmuş.
Ne kadar talebe varsa tribünde.
Demekki bilet fiyatlarını makül yapınca gelecek taraftar varmış.
Kale arkaları açılmamıştı.
Doğu – Batı aşağı yukarı %90 ‘nı dolu idi. Tahmini 15-16 bin taraftar vardı.
Takımı güzel desteklediler.
Bende ilk defa Doğu Üst tribünde maç izledim.
Hakikatten rezalet bir görüntü vardı.
Millet oturun demekten maçı takip edemedik.
Bence biraz mimari sorun var gibi.
Maça gelecek olursak.
Kayserispor’u bu kadar cılız.
Bu kadar isteksiz.
Bu kadar beceriksiz görmedim.
Rakip sanki kendi sahasında top oynuyor bizimkiler deplasmanda savunma yapıyor.
Kısaca tam bir hayal kırıklığı yaşadım.
Trabzonspor maçında oynadığımızın oyunun çeyreği bile yoktu.
Makukula’ya bir tek top ile bile buluşturamadık.
Buluşturduklarımızda ise basireti bağlanmış gibi ne yapacağını bilmez halde idi.
Saido’nun yokluğunu felaket hissettik.
Troisi tam bir hayal kırıklığı.
Bu adamın bu takımda işi ne diye sordum kendi kendime.
Cangele’yi 2.yarı sahada göremeyince iyice rakipten tırsıdım.
Oyuncu değişikliklerimizde bir üstünlük sağlamadı.
Derken maç bitti.
İşin garip tarafı maç bitimine 2-3 dakika kala bir çok taraftar maçı bıraktı

gitti.
Maçın uzatma dakikalarında ise biraz umutlanır gibi olduk.
Sadece o kadar.
Sanki bu maç bir hafta sürse 0-0 biter gibi bir görüntü vardı.
120.dakika sona erdiğinde penaltıları videoya çekmeye karar verdim.
Ama içimde bir sıkıntı vardı.
Sanki bir şeyler ters gidecek gibi.
Olembe penaltının başına geçti.
Aman Allah’ın ne vuruş öyle. Top dışarıda.
Manisa penaltıyı gole çevirdi.
Biz yine topu kaleciye nişanladık.
Ve sonumuzun geldiğini anladık.
Kemal Okyay güzel bir penaltı ile skoru 4-2 yaptı ve kupadan daha ilk maçımızda aut olmuş olduk.
2 sezon önce kupayı aldık.
Geçen sezon gruplardan çıkamadık.
Bu sezon gruplara dahi kalamadık.
Kısaca bugün çok çalıştık. Hemde çok.
Nasıl olurda kupadan elenirik diye.
İnanın bunu sonunda başardık.
Kupada yokuz.
Gözün aydın….
Kimin mi?.
Siz bilirsiniz?

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here