Souleymanou Hamidou 37 yaşında futbola Kayserispor forması altında veda etti… Ve biz yine yıllarca formamızı giymiş bir futbol emektarına “güle güle” diyemedik! Son yıllarda ki hatırladığım tek veda taraftarlarımızın Toledo için hazırladıkları pankartlarla olmuştu. Çok zor olmasa gerek iki yönetici bir araya gelip, iki tane de kameraman gazeteci bulup “Souleymanou kardeşimize emeklerinden dolayı teşekkür ederiz” diyip kıytırık bir plaket vermek…

Hatırlayın Samuel Johnson’da futbol yaşantısını Kayserispor’da sonlandırmış ve ülkesi Gana’nın yolunu tutarken tek vedayı yine tarafar “bir şarkısın sen ömür boyu sürecek” tezahüretıyla yapmıştı. Futbolcular jubile, veda maçı gibi şeyler istemediler diyelim. Takımdan ayrılacak yada emekli olacak futbolcuya, son maçtan önce yada son maçtan sonra  iki dakika teşekkür merasimi yapılması bence imkansız değil hatta hayli basit bir organizasyon. Kadir Has Arena’nın açılış maçında Sayın Mehmet Özhaseki’nin resmini orta sahanın ölçülerine uygun şekilde yaptıran ve teşekkür üstüne teşekkür eden yönetimin bu ince zekası nedense veda törenleri hususunda geri kalıyor. Gerçi biz öyle bir neslin evlatlarıyızki taraftara teşekkür diye yayınlanan haberleri bile alıp çaman ekmek’te yayınlarız. Bir tatlı gülümseme,bir tatlı veda aslında benim Kayserispor yönetiminden beklediğim…

Souleymanou 2000 yılında merhaba dediği Türkiye’de sırasıyla Çayku Rizespor, Denizlispor ve Kayserisporumuzda file bekçiliği yaptı. İlk yıllarında kademe atlamış olacakki Kamerun milli takımına dahil olmayı süperlig’de mücadele ettikten sonra başarmış. Rize’nin yeşilini sevmiş olsa egrek 2003 yılında o senelerin dişli ve yukarıyı zorlayan takımı Denizlispor’a transfer oldu. 5 yıl Denizlispor forması giyip artık herkesin tanıdığı bir isim haline geldikten sonra ve ara sıra yaptığı hatalarla, günahlarla sevaplarla ve ilginç ötesi şapkalarıyla Kayserispor’a geldi.

Altın karma’yı oluştururken kısaca değindiğim Souleymanou bence insanların hafızasında “komik goller yiyen kaleci” olarak yer etmemeliydi. Kayserispor tarihinin en az gol yiyen kalecisi ünvanını eline alan isim ayrıca 2008-2009 sezonunda çıktığı ilk 16 maçta sadece 7 gol yiyerek avrupa ligleri dahil en az gol yiyen 2. kaleci olmayıda başarmıştı. İvankov’un gidişinden sonra herkesin içi bir garip olmuştu ve yerine kim gelse dolmaz gibi görünüyordu. Souleymanou İvankov’un yerini doldurdu hatta kalecinin taraftar gözünde ki yerini daha da önemli hale getirdi. Olayı biraz abartırsak ikinci Agu’muz oldu diyebilirim.

Yaptığı mükemmel kurtarışlar, köşe vuruşlarını izlerken “Souleymanou uzun kollarının yardımıyla topu rahatça alıyor” cümlesi ve her daim güleç yüzüyle Souleymanou’yu da özlenecek olanlar listesine ekliyorum. Souleymanou’yu hayatımın bir bölümünde tekrar Kayserispor çatısı altında görmeyi umut ediyor ve Souleymanou’ya kalan yaşamında başarılar diliyorum.

Bknz : Sülo Hareketi

Son olarak   Souleymanou’nun çıkardığı güzel toplardan sonra yakın arkadaşlarla ve abilerimizle yaptığımız “Sülo haraketi” adını verdiğimiz hareketi kısaca size de anlatmadan geçemeyeceğim. İşaret parmağı tekbir şekline getirilip, gögüs hizasından yukarıya doğru yavaşca kaldırılırken aynı anda da Süleymanuuuuuuu denilerek uygulanan bu hareket kritik maçların kritik dakikalarında “souleymanou düşmanlığı yapan” bazı çevrelerce bile sempatiyle karşılanmıştı…

Yeni kalecimiz Nicolas Navarro kalecilerin en iyi dönemlerini yaşadığı 30’lu yaşlarına gelmeden henüz 23 yaşında italyanın Arjantin sevdalısı şehri olan Napoli’ye 4 milyon £ karşılığın da transfer olmuş ve seri A’da 22 maçta sahne almış. Şans bulduğu 22 maçta kalesinde 25 gol görmüş. Napoli ertesi yıl kiralık olarak Arjantine gönderdiği Navarro’dan bir daha faydalanmayı düşünmemiş olacakki 4 milyon £ verdiği kaleyici bonservis bedeli olmadan serbest bırakmış. Navarro konusunda benim aklıma 2 tane soru geliyor. Birinci soru Bu adam da ışık olmasa neden Napoli alsın? ikinci soru ise madem bu kadar para vermiş almış, bir sene kaleyi ona teslim etmiş peki sonra neden serbest bırakmış?

Güney Amerikalı oyuncuların avrupada şans bulup tekrar ülkelerine dönmesi sanki ata yadigari bir alışkanlık gibi. Bu tip oyunculara biz kendi aramızda “napoli’de patlamış”, “parma’da patlamış” gibi sıfatlar takarız. Bu tip patlamalara maruz kalmış Güney Amerikalılar kafaları biraz düzelince, güzel de bir teklif gelince kendilerini tekrar denemek yada kanıtlamak için avrupanın yolunu tutarlar. Bence Navarro tam bu sıfata uygun. Eğer Kayserispor’da içinde var olan kalecilik yeteneklerini gösteremezse gerisin geri Arjantin’e döner bekarsa evlenir yuva kurar, evliyse çoluk çocuga karışır gider. Bizim için en güzel beklenti Navorro’nun Kayseri’de mutlu olup bu mutluluğuda sahaya yansıtması. Henuz yaşı 26 boyu 1.90. Yıllardır kaleci sıkıntısı çeken Arjantin Milli takımına bile sergileyeceği ortalama üzeri bir performansla seçilebilir. Transferin bedelsiz gerçekleşmesi, Navorro’nun  geçmişinde Napoli yazması şuan için beklemeye ve şans vermeye yeter gibi gözüküyor.

Belkide en çok oynaması istediğim kaleci Gökhan Değirmenci’ydi. Genç İzmirli Altay gibi bir takımda henüz 19 yaşındayken direk oynamış ve milli takımın alt kademelerinde görev yapmıştı. Kayseripor’a geldiği sene arkadaşlarla O’na Lazio’nun eski kalecisi olan “Peruzzi” adını layık görmüştük. Bu benzetyi yaparken Gökhan’dan ne kadar ümütli olduğumuzu anlamışsınızdır umarım. Kısa boyuna rağmen çevik olması gerekirken bazı maçlarda ki yavaş ve gergin hali gerçekten hayal kırıklığı yaşamama sebeb oldu.  Henüz yaşı genç tercübe kazanır demeye inanın dilim varmıyor. Çünkü Altay’da çocuk yaşta oynadıktan sonra yaşına göre az olmayan 400.000 £ bir bedelle Kayserispor’a gelmişti. Bu sene Gökhan için son umut. Geçen sezon Souleymanou’nun sakatlanmasından doğan fırsatı ne derece güzel kullandı, kendine ne kattı bekleyip göreceğiz. İnşsallah formayı kaptırmaz ve TÜRK PERUZZİ’miz olur.

Kale, bir takımın bazen en dikkat çekici yeri, bazende en  az bakılan yeridir. Kaleci ise bir takımın kalbidir. Kalecin sana güven veriyorsa kalbin rutin şekilde çalışır. Gel görki kalecin seni strese sokup geriyorsa kalbin bazen durur bazen de hızlı çalışır. Kayserispor’un kalesinin kime emanet edileceğini merakla bekliyorum ve umarım biz Kayserispor aşıklarını kalben ve ruhen mutlu edecek bir kalecimiz file önündeki yerini alır…
Kaynak: http://camanekmekfutbol.blogspot.com/

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here