futbol02

Hani bir film vardı. Erich Maria Remarque’nin Savaşın korkunçluğunu ve anlamsızlığını ele alan bir roman. Türkçe adı ile “Batı Çephesinde Yeni Bir Şey Yok”.

Aslında bu roman Kayserispor’u çok iyi özetliyor.
Yani; “Kayseri Çephesinde Yeni Bir Şey Yok”.
Değişen hocamızda. “O” da bildiğiniz gibi Kayserispor’u bıraktığı yerden Kasımpaşa’da sıkıntılarına devam ediyor.

Şimdi buradan hafta bile diyemeyeceğim günlerler sayılı Robert Prosinecki’ye mi kızayım.

Yada 2 hafta gibi bir zamanı harcayan Yönetime mi?.

Elin takımları hocalarını değiştirir seri galibiyete başlar.

Biz hocamızı değiştiriyoruz. Mağlubiyetlere başlıyoruz.

Bir yerde yanlışlar yapıyoruz. Ya da yanlışları görmezlikten geliyoruz.
TV1 Ekranlarından devamlı bu takıma destek olunmasını söyledim. Halende aynı sözlerimin arkasındayım.

Zor bir dönem geçiriyoruz.

Birlik ve beraberliğin önemli olduğu biz süreç içindeyiz.

Yeni bir hoca takımı tanımaya çalışıyor.
Maça gelince.
Çok kötü oynadık. Belki de sezonunda en kötü maçını oynadık.

Prosinecki takımını iyice tanıdığında sanırım olumlu şeyler ile karşılaşacağız.

Önümüzdeki hafta Galatasaray ile oynayacağız.

Belki bunu fırsata çevirebiliriz.

Prosinecki takımın başına geçtiğini artık belli etmeli.

Kadro dışı kalmış oyuncuların hepsini antrenmanda görmeli.

Navorro, Biseswar ve diğerlerine bu takımın ihtiyacı var.
Özellikle kalede büyük sorunumuz var.
Zurab – Eren ikilisinden vaz geçmemeliyiz.

Hafta içiresinde bir yazı daha yazacağım.
Bu yazı Kayserispor-İstanbul BB Spor maçının analizini yapacağım.
Belki mağlubiyetin üzüntüsü ile sıcağı sıcağına yorumlarda hata yapmak istemiyorum.

Evet,

Kayserispor Cephesinde değişin bir şeyler olmalı.
Yoksa çok şey değişecek..

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here