Avrupa’ nın en güzel stadyumlarından birine sahip olduk. Projeye emeği geçen tüm ağabeylerimize, ablalarımıza ve kardeşlerimize teşekkür ederiz ancak açılıştaki aksaklıklardan bahsetmek gerek.

Bu Stadyumu eğer FB açmış olsaydı nasıl reklam yapardı???
Açılış hakkındaki fikirlerimin olgunlaşması için kendime öncelikle şu soruyu sordum: “Bu stad başka bir takım tarafından açılsaydı, mesela FB, nasıl bir açılış olurdu?”. Açılışın daha fazla ses getirmesi mevzusuna girmeyeceğim. Aslında ben aksilik olmaksızın yapılacak bir açılışa da razıydım. Kamuoyuna, basına malzeme vermeden sakin bir açılış da yeterliydi; ama olmadı. Kendi kendimizi basına malzeme yaptık…

Bileti Fiyatlarındaki komedi
Bilet fiyatlarının Yönetim tarafından 30-90 TL arası açıklanması sonrası, Yönetim’ den gelen kararlılık açıklamaları ve; Özhaseki’ nin baskısı neticesinde bilet fiyatlarının komik rakamlara inmesi… Komedi ile başladık. Bilet fiyatları karşısında Özhaseki’ nin “haberim yoktu” açıklaması, başlı başına olacakların göstergesiydi. Bir günde tükenen biletler sonrası 20 TL’ lik biletler 150 TL’ ye kadar alıcı buldu. Grup olarak 30 bilet aldığımızı duyan bir yığın Taraftar beni bulup biletler karşılığında fahiş fiyatlar önerdi. Kendi grubumuza ait Taraftarlarımıza biletleri teslim ederken, beni karaborsacı sananlar benden bilet dilenmeye başladı. Tüm olanlar bilet fiyatlarının eski haliyle kalması durumunda stadın dolacağının deliliydi. Taraftarlarımız Kayserispor’ a vermeye kıyamadıkları paraları karaborsacılara teslim etti. Stad günü ise Yetkililer Karaborsacılara karşı hiçbir önlem almamıştı.

Karaborsacılardan yeni yöntemler ve Kombine Sahiplerinin mağdurluğu
Bir biletin birden fazla kişiye karaborsadan satıldığı bile gözlendi. Nasıl mı? Kapıdaki görevlilerden bir kısmı bileti okuttuktan sonra parçasını almak yerine Taraftarı içeri biletsiz gönderip bileti yırtılmamış haliyle tekrar dışarıda sattılar. Aynı biletin ikinci müşterisi ise bilet satılırken kombine kapılarına yönlendirildi. Kombilere ait koltuklar işaret edildi. Kombine bilet sahipleri içeri girmek istediğinde ise “kombine nedir”, “içerisi doldu” gibi cevaplar verildi. Yetkililer ise olayın kendisine aksettirilmesi sonrası şikayetlerin kaynağını bulmak yerine günü en az mesai ile bitirme telaşı ile işi örtbas etme yoluna gittiler. Bu olayın büyüklüğünü bilmiyorum ancak stadyun içerisinde çok fazla kandırılmış taraftar gördüm… Kombinecilerin çektiği rezilliğin bir nedeni de bu olsa gerek!

Maçı Yönetimin bir kısmı ayakta izledi
Açılıştaki komedi, Yönetimin İl Spor Müdürlüğünün Yönetimi dışlaması ile başladı. Yönetime koltuk vermeyen Müdürlük yüzünden Yönetim Kurulu Üyelerinin büyük kısmı maçı localarda ayakta izlemek zorunda kaldı. İddia ise komikti. Yönetim protokol davetiyelerini satıyordu. Sen de sayılı ver biletleri. 20 yönetim kurulu üyesi için 20 koltuk: o kadar. Yönetimin konuyu taraftara şikayet etmesi sonrası kamuoyundaki durumuzu düşünün.

“Çocukları biletsiz maça almıyoruz”
Neyse, biletleri temin edip maça geldiğimizde hayatında ilk kez stadyum etrafında bulunmuş güvenlik görevlileri ile karşılaştık! Öncelikle 4,5 yaşımdaki kızımı içeri almayacaklarını söylediler. Talimat Yönetimden gelmiş. Yani kendisine oturacak koltuk bulamayan Yönetim kapıdaki görevlilere 6 yaşından küçük taraftarları biletsiz içeri almama talimatı vermiş. Ağaç küçükken eğilmesin de İstanbul’ a doğru gitsin diye. Araştırdığımızda talimatı kimse sahiplenmedi tabii. Ben ise ağacı küçükken eğmek için başka bir bilet temin etmek zorunda kaldım. Nasıl temin ettiğimi sormayın!

“Pankart nedir bilmiyorum”
Bu büyük açılışta bir yerlere mesaj vermek gerekiyordu ve biz de 3 pankart yapmıştık. Bir tanesinde Aga’ nın resmi ve resmin altında “Hoş geldin Bebeğim, özledim seni” gibi bir yazı vardı. Diğeri “Bu stad toki tarafından yapılmamıştır” ve diğeri de “4-1 yanına bak da stad gör”. Görevli sordu:

– “ Bunlar ne?”. Cevap verdim:
– “Pankart”
– “Pankart ne ki?”
– “Takıma destek vermek için, içinde yazı var”
– “Ne yazısı”
– “Destek işte, isterseniz göstereyim”
– “Dur Müdürümüze soralım”. O an aklıma Tansaş reklamındaki Müdür Maydonoz geldi
– “Sorun bakalım” … Biraz sonra cevap geldi:
– “Pankart almıyormuşuz, müdürün talimatı”
– “O zaman pankartları hangi madde gereği, neden almadığınızı bana tutanakla bildirin ve ben de o tutanakla gereğini yapayım”
– “Ne tutanağı”
– “Hani imzalı olan”
– “Kardeşim, müdür diyorum. Yasak yasak!”
– “Ben de tutanak diyorum, Sen tutanak tutmaya da yetkili değilsen çağır müdürünü o tutsun tutanağı!”
– “Yav bırak kardeşim uğraşma benimle…”

Bu arada bir arkadaşım kulağıma eğilip “Gerek yok abey ben içeri gireyim sen de pankartları parmaklıklardan bana ver” dedi ve biz de Kadir Has Stadına gayriresmi yoldan ilk pankartımızı soktuk. Hayırlı olsun!

Tabii maçtaki anlamsız taktik, panik oyun ve 2-0 lık mağlubiyet de çabası…

Yerel Medya mı, Ne Medyası?
Görevli adındaki çalışanların Taraftarın takımına destek vermesini engellemek dışında başka bir görevi var mı bilmiyorum. İkili tartışmalara girmek, Hunat Camiisi imamının neden Yönetim Kuruluna girdiği gibi saçma işlerle uğraşmak yerine neden Yerel Basın takıma nasıl destek olunacağı konusunda haber yapmaz bilmiyorum. İstanbul Basınındaki bunakların stadın parasını Kadir Has’ ın verdiği ve bu stadın Kayseri’ ye gereksiz olduğu saçmalıklarını kustukları ortamda biz de bir pankart yaptık. “Bu Stad Toki tarafından yapılmamıştır” dedik. Bildiğiniz gibi Galatasaray’ ın Stadyumu sadece Devletin parası ile yapılıyor ama İstanbul Basını bu olayın üzerine gitmek yerine şehrin öz kaynakları ile kendi üniversitemizin mimarları tarafından çizilen projeye göre yapılan Kadir Has Stadyumu hakkında saçmalamakla uğraşıyor. Bu ortamda Yerel Basının pankartın bir fotoğrafı ve konu hakkında bir haber yazmasını beklerdim. Onun yerine Yerel Medyamız, Fenerbahçe’ nin havaalanında coşkulu bir taraftar grubu tarafından karşılamasını haber yapmayı tercih etti, hem de uzun uzun…

Bu açılışta ise ben taraftarı beğendim. Bu kadar beklemiyordum açıkçası. Ancak alışık olmadığımız için olsa gerek en önlerde oturan taraftarlarımız daha bir cılız izlediler maçı. Avrupadaki stadlarda en coşkulu taraftarlar en önde bulunur ve kafesinden pençe sallayan kaplanlar misali desteğini verir…

Velhasıl herkesin iyi niyetli olduğunu bildiğim bu açılışta işbilmezlik mi diyelim bilmiyorum ama böylesine bir stadyum ancak bu kadar aksaklıkla birlikte açılırdı. Olan da yine her zamanki gibi taraftara oldu. İnsanca ve konforlu bir şekilde maç izleyeceğimize emin olduğum bu güzel stadda bazı taraftarlarımız mağdur oldu. Bundan sonraki maçlarda bu tür aksaklıkların olmaması temennisinde bulunmaktan ve konu ile ilgili gerekli mercileri göreve çağırmaktan başka yapacak bir şeyimiz yok.

Stadyum yetkililerine söyleyeceğim şudur ki:

Taraftarın destek vermesine engel olmayın. Bırakın takımını desteklesinler. Sizden gerçek anlamda takıma destek olmanızı beklemiyoruz zaten ancak taraftarı Stadyumdan ve Takımdan soğutmayın. Taraftar sayısını artırma görevini yapmanız gerekirken taraftarı küstürüp Taraftar sayımızın artmasına engel olmayın. İşinizi yapın.

Stadyumun yapılmasına emeği geçen tüm Mimar, Yönetici, İşçi vb. herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bu stadyumda şampiyonluk göreceğimiz gün yakındır. Yeter ki birlik olalım ve Taraftar desteğine engel olmayalım.

Serdar ERBASI
Bir Kayserispor Taraftarı

kasist.com

 

Muhteşem Stadımızdaki ilk maçımıza ait fotoğrafları aşağıdaki adreste bulabilirsiniz:

http://www.kasist.com/news.php?readmore=477

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here