karabuk-bobo-07

Kayserispor’da değişim devam ediyor ve devam edecek gibi.

Kayserispor’un yeni teknik direktörü Prosinecki yönetiminde 3.maçına çıktı. Kayserispor, hücum bölgesinde pasa dayalı takım oyunu ve etkili hücumlarla ilk galibiyetini aldı.

Daha önceki maçlarda defans sıkıntısı veya uyumsuzluğu ile ön plana çıkan bir takım vardı.

Ben bir çok yazımda Fathi-Khizanisvili-Eren ve Steinsson dörtlüsünde oluşan defans kurgusu ile oynatılması gerektiğine inanmış ve bunu belirtmiştim.

Bu dörtlü defans kurgusu ilk defa bir arada oynadı. Bence de başarılı oldu.

MAÇ ANALİZİ

Kayserispor ve Karabükspor sahaya, 1-4-2-3-1 dizilişi ile sahaya çıktılar.

Maç esnasında Kayserispor geniş alan kullanırken, Karabükspor spor Ceza sahası ile ortasaha arasında çakılıp kaldı.

Şimdi Maçı analiz edecek olursak;
Kayserispor daha önceki ana pas dağılım grafiğinde 6-8 arası oyuncu belirgin bir şekilde öne çıkmakta idi. Son Galatasaray maçında 6 futbolcuya kadar düşmüştü.
İlk defa elimdeki verilerde Kaleci hariç 10 futbolcuda sahada dengeli bir şekilde kullanıldığı ya da ana pas bağlantısında yer aldığını görmekteyiz.

Zurab-Eren ikilisi Kayserispor’un defanstan oyun kurmasına etken oldular. Daha önceki maçlarda Eren Güngör ile ataklara başlamakta idik.
Bu iki futbolcu Eren ve Zurab aldıkları topları ortasahanın gerisinde bulunan Riveros ile buluşturdular. Riveros ileri fazla çıkmadan orta sahada Abdullah Durak paslarını aktardı. Abdullah bu oyun sistemi içerisinde genellikle Cleyton üzerinde topları oynadı. Cleyton, Engin Bekdemir ve Bobo ile gol aramaya yada hücuma tek paslar ile çıkmaya çalıştı.

Sağ kanatta ise Steinsson-Sefa Yılmaz ikilisi ilk gruptan ayrı bir oyun sisteminde çalıştı. Daha önceki maçlarda, Steinsson topları orta sahanın ortasında bulunun Riveros’a aktarmakta yada ceza sahasına doğru gitmekte idi. Bu görevi Sefa Yılmaz üzerinden kullandı. Maç esnasında biraz daha defansif olarak ceza sahasına yakın oynadı.

Elimdeki pas grafiğini incelediğimde; Riveros 59/50, Cleyton 52/42 ve Abdullah 50/43 gibi yüksek bir pas verme oranına ulaştılar.
Abdullah daha önceki maçlarda pek fazla istediğini sahaya yansıtamamıştı.
Ama bu maçta özlediğimiz bir Abdullah’ı sahada gördük.

Karabükspor’un verilerini incelediğimde ise Kendi ceza sahası ile ortasahanın biraz ilerisinde bir daire çizerek top dolaştırdılar. Buda Kayserispor’un etkili oyunu ile pek fazla ileriye çıkmasına müsaade etmedi.

OYUNCU DEĞİŞİKLİKLERİ
Shota ile Prosinecki arasındaki en büyük fark bence oyuncu değişikliklerinin zamanlaması ve yerindeliği.
Steinsson’un hafif sakatlığı ön plana çıkması ile Okay ile değişikliği zorunluluktan yaptı. Bu noktada Abdullah’ı sağ kanatta, Okay’ı ise Abdullah’ın yerinde kullandı.
Dikkat etmemiz gereken bir diğer husus ise Engin Bekdemir’in sanki 60 dakikalık bir oyun düzeni içinde kullanılacağının daha önce bildirilmesi ve bu oyuncu elindeki tüm enerjisini bu süreye göre harcaması. Hali ile Engin’in daha verimli kullanılmasına neden oldu.
Son değişikliğimiz ise Sefa Yılmaz-Cangele değişikliği.
Cangele’yi taraftarın isteği ve arzusu ile sahaya sürmesi bu oyuncunun kazanılması için bir etken olarak düşünülerek yapılan bir değişiklik gibi göründü.

Tabi Cangele’le halen beklediğimiz seviyede değil.

Genç bir takım olmamıza rağmen koşan bir takım değildik.
Ama koşan bir takımda olduk diyebiliriz.
Kısaca Kayserispor tam bir Kayserispor gibi oynadı ve kazandı.
Bunda rakibin sonucu kabul etmesinin de payı da yüksek oldu.

Son bir not daha eklemek istiyorum.
Bilindiği gibi cezamız son dakika da kalktı. Hali ile bilet satışları istenildiği gibi olmadı.
Ama ailelerinin yanında maça gelen 6-7 yaşındaki çocuklardan bilet talep edilmesi hiç yakışmadı.
Ya Yönetimin bunlardan haberi yok. Ya da görevlilerin işgüzarlığı.

Ayhan Baynal
abaynal@gmail.com

www.kayserispor.org

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here