Ana Sayfa Köşe Yazısı İlk Beş Ya Da Düşmemeye Oynama Maçıydı.. Olmadı.. Dr.Selim Dündar

İlk Beş Ya Da Düşmemeye Oynama Maçıydı.. Olmadı.. Dr.Selim Dündar

0

Ankaragücü ara transferin en haraketli kulüplerinin başında geliyordu. 13 oyuncu gitmiş, 12 oyuncu ise transfer edilmişti. Jamaika asıllı 1.83’lük golcü Orgill takımın en etkili oyuncusu olarak göze çarpıyordu. Orgill 8 maçta 6 gol atmıştı. Orgill ile birlikte yine ara transferde gelen orta saha oyuncusu Hector Canteros bu maçta kart cezalısıydı. Kayserispor’da ise omuzundan sakatlanan ve uzun süre oynayamayacak Bernard Mensah ile yine sezon kapatmış olan Sakıp Aytaç ve daima sakat olan Asomah Gyan dışında Atilla Turan sakatlığı, Tiago Lopes ise cezası nedeniyle bu maçta yoktu. Geçen haftanın iki iyi oyuncusu olan beklerimiz Tiago Lopes ve Atilla Turan’ın olmayışı önemli bir dezavantajtı. Ayrıca kısıtlı kadroda Bernard Mensah’ın eksikliği de takım için çok önemli. 12-13 oyuncu ile oynanan maçlardan sonra takım doğal olarak kafa ve fizik olarak yıpranıyor.

Ankaragücü’nün ilk onbirinde tek Türk vardı, o da 38 yaşındaki Sedat Ağçay. Sedat genç milli takımlarda oynamış, Gençlerbirliği, Konya ve Antalyaspor’da iyi performanslar göstermiş, Türk futbolunun önemli ön liberolarından biriydi. Kendine iyi bakması sayesinde halen mücadelesini sürdürüyor. Ancak oynayan tek Türk oyuncunun Sedat olması da manidar. Nerede bu gençler? Türk futbolcularının oynayamamasının nedeni asla yabancı kuralı değil, çünkü iyi olan oyuncu zaten oynuyor. Türk futbolcusu, çalışmayı, mücadeleyi, rekabet etmeyi çok erken bırakıyor. Başarılı olmak ile ekmeğini kazanmak farklı konular. Bizde ekmeğini kazanmak daha ön planda tutulduğu için, yerli futbolcu başarılı olmak için kendini şartlandırmıyor. Parayı kazanınca, işin peşini bırakıyor. Sayısız örnekleri var. Yetenekli nice Türk oyuncu çeşitli nedenlerle istedikleri yerlere gelemediler. bunlardan biri de Ankaragücü’nde ikinci yarı oyuna giren Aydın Karabulut idi. Yine ikinci yarı oyuna giren ve son saniyede Ankaragücü’nün ikinci golünü atan Kayserili İlhan Parlak da, gençliğinde yaptığı çıkışı sonradan sürdüremedi. Belki bunda Fenerbahçe’ye erken gitmesi de etkili oldu. Türk futbolcular, yabancı kuralından şikayet etmek yerine, daha çok çalışmalı ve eline geçen fırsatları değerlendirmeli. Örneğin Hasan Hüseyin Acar.. Yetenekli bir oyuncu, kısıtlı kadroda Mensah da sakatlanınca önemli şanslar buluyor. Ancak bakıyorsunuz, o mücadele, girişim yok. Hasan Hüseyin daha girişgen olmalı, golü aramalı, şut atmalı, kendini göstermeye çalışmalı. Yoksa bir daha bu fırsatlar eline geçmez.

Puan olarak rahat görünmesine rağmen bu maç çok önemliydi. Maç öncesi Kayserispor, 36 puan ile 10 uncu, Ankaragücü ise 32 puanla 14 üncü idi. Dolayısıyla kazanılacak üç puan ile ilk beş hedefine yol alınmış olacak, kaybedilmesi halinde ise aşağı sırayla bağlantı devam edecekti. Bu yönüyle maç çok önemliydi. Ancak Kayserispor, son yarım saate kadar maalesef bu önemi anlamış bir mücadele ortaya koyamadı. Ankaragücü daha akıllı oynayan, pozisyonlar bulan takım görünümündeydi. Ankaragücü teknik direktörü Mustafa Kaplan’ın maçtan önce dediği gibi defans güvenliğini önde tuttu ancak akıllı ve sabırlı ataklarla da net pozisyonlar yakaladı. Kayserispor’un yüklendiği dakikalarda da, Tyler Boyd’un güzel golü takımı rahatlattı. Sonrasında bizim cılız ve etkisiz atakları görünce, bu kadroyla bu kadar olduğu da açıkça görünüyor.

Kayserispor’u yıkan golün sahibi Tyler Boyd’u, geçmişte Kayserispor’a da transferi gündeme gelen Kris Boyd ile karıştıranlar var. Kris Boyd, 1983 doğumlu, İskoçyalı, 1.86 boyundaki golcü. 2010-2011 sezonunda Kayserispor’a transferi gündeme gelmiş ancak gerçekleşmemişti.  Sonra Eskişehirspor’a gelmiş ancak başarılı olamamıştı. Ankaragücünün golünü atan Tyler Boyd ise Yeni Zelandalı, 1994 doğumlu, 1.80 boyunda kanat ve forvet oynayabiliyor. Ankaragücü’nün etkili oyuncularından biriydi. Sürekli golü aradı, çabaladı, sonunda da golünü attı. Golü yediğimiz 76. dakikada Deniz Türüç ile golü bulamadık, top döndü Ankaragücü lehine gol oldu. Bir cümle de hakeme söylemek gerekiyor. Daha maçın başında Deniz Türüç arkadan çekiliyor, düşürülüyor ve Kayserispor atağı kesiliyor. Senin orada yorum hakkın yok. Sarı kart göstermek zorundasın. Kural öyle diyor. Ama hakem maalesef genel olarak tercihlerini Kayserispor’dan yana kullanmadı.

Gönül isterdi, bu maçı kazanıp rahata kavuşalım ancak olmadı. Takım iyi değildi. Acaba Artem Kravets onbirde oynatılabilir miydi, insanın aklına geliyor. Ama kimseyi de suçlamamak gerekir. Bu kısıtlı kadro ile bu yıpranmışlığı da normal karşılamak gerekiyor. Chery de bu maçta yeterli pozisyon bulamadı. Ankaragücü’nün bugün doğum gününü kutlayan genç kalecisi Altay Bayındır’a çok iş düşmedi. Altay Bayındır, daha 21 yaşında, 1.98 boyunda ve Türk futbolu için de önemli bir kaleci konumunda. Duruşu, yerinde hamleleri ve rahatlığı ile iyi bir kaleci görünümünde. İnşallah A milli takıma da yükselir ve Türk futboluna katkı sağlar.

Maçtan sonra bazı taraftarlar “Yönetim İstifa” dedi ama kim sahip çıkacak bu takıma…Geçmişte mali durum iyiyken alt yapıya yatırım yapılmamasının, paranın verimli kullanılmamasının faturasını ödüyoruz. Bu rakamlarla hele de bu ekonomik durumda kimse bu kadar paraları futbola yatırmaz. Yatırmıyor da zaten. Gelen parayı verimli ve yerinde kullanalım yeter.

Gelecek hafta Cumartesi İstanbul’da Galatasaray ile oynayacağız. Sonra beş maç kalıyor. Mücadeleyi son maça kadar bırakmaksızın sürdürmeliyiz. İnşallah gelecek sezon, teknik adamıyla futbolcusuyla yeniden sil baştan yapmaz ve kaldığımız yerden yapılacak takviye transferlerle devam ederiz.

Dr. Selim DÜNDAR

selimdundar38@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here