Yugoslav orta sahasının dinamosuydu. Kızılyıldız’da maestroydu, Real Madrid’de umut. Duran top ustası, ara pas hastası; Hırvatistan’ın gözbebeği, Boban’ın ekürisi…

Tam 44 yıl önce Almanya’da işçi bir ailenin çocuğu olarak doğmuştu Robert Prosinecki. Arkadaşlarıyla sosis diyarında küçük bir takım kuracak kadar futbola aşık babası Duro Hırvat, annesi Sırp’tı. Ufaklık Stuttgart’ın ikinci camiasında top koşturadursun, büyükleri vatanlarına dönmeye karar vermişti.

Dinamo Zagreb’deki kariyerine golle başlasa da hocası Miroslav Blazevic’in gözüne bir türlü giremiyordu. Babası araya hatırlı kişileri sokuyor fakat bir duvara tosluyordu. Tevatüre göre teknik adam “Prosinecki futbolcu olursa lisansımı yerim” diyordu.

Baba vazgeçmiyordu. Zagreb’de Kızılyıldız’ın kaldığı otele giden Duro, yöneticileri ikna etmeyi başarmıştı. Belgrad’a denenmek için davet edilen genç Robert, daha ilk idmanda parlamıştı. Ufaklık o kadar iyiydi ki…

Beş dakikada biten transferden sonra Prosinecki arkasına bakmıyordu. Yugoslavya Şili’de dünya gençler şampiyonu olurken, o turnuvanın en iyisi seçiliyordu. Kızılyıldız’ın orta sahasının ortasına yerleşen yıldız coşuyor, takımını arka arkaya şampiyonluğu sürüklüyordu.

1991’de Marsilya’yı penaltılarla devirerek Avrupa’nın en büyüğü olarak taçlanan kırmızı-beyazlılar henüz rüyadan uyanmamıştı ki o İspanya’nın yolunu tutmuştu.

Zor günler geçiren Real Madrid’in dertlerine deva olur mu derken, sürekli doktorlara taşınıyordu. Hayal kırıklığı yaşattığı sezonda yine de Barcelona fileleri havalandırmıştı. Bit türlü vazgeçilmez olamadığı Beyaz Şimşekler’de bir Kral Kupası zaferi yaşayan maestro, Oviedo aktarmalı geldiği Barcelona’da da tutunamıyordu.

Sevilla sonrası bir oradaydı, bir burada. Portsmouth taraftarının pek sevdiği yıldız, 15 defa Yugoslavya, 49 kez Hırvatistan formasını terletmiş, 1998’de gelen dünya üçüncülüğünde rol oynamıştı. Kaderin cilvesi hocası onun topçu olacağına inanmayan adamdı.

2004’te yeşil sahalara veda eden Prosinecki, iki yıl Kızılyıldız’da çalıştıktan sonra ikâmetini mantı diyarına aldırmıştı. Teknik direktörün Kayserispor’a neler vereceği merak ediliyor.

Ekürisi Boban’ın gelmiş geçmiş en teknik Hırvat futbolcusu olarak gösterdiği maestro, Dünya Kupası tarihinde iki ülke formasıyla gol atan tek isim olarak unutulmuyor. Sahi Blazevic onun yüzünden lisansını yedi mi; asıl bu soru cevap bekliyor!

Ali Murat Hamarat

Kaynak: http://tr.eurosport.com/ali-murat-hamarat-gunun-tarihi_blog216/ali-murat-hamarat-gunun-tarihi_post2161745/blogpostfull.shtml

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here