Uzun zaman sonra gelen gollü bir galibiyet şüphesiz yönetim ve teknik heyetin derin bir “oh” çekmesini sağlamıştır. Çünkü bu gollü galibiyet kendilerine yöneltilen eleştirileri biraz olsun kesecektir. Aslında Sivas maçında galip gelebildiğimiz gibi mağlup da olabilirdik. Çünkü bu sezonun beklide en kötü defansını izledik. Hücum hattında da bir o kadar organize olduğumuz bir maçtı. Tabiî ki galip gelmemizdeki bir diğer faktör Sivasspor’un kazanmak için açık oynaması ve defans hattının da en az bizimki kadar (bu maçta) kötü olmasıdır. Nitekim, yedikleri üç golün başlangıcı taç atışından geliyor ve bunu defans hattına bağlamak pekte yanlış olmayacaktır.

Son maçlara nazaran daha iyi bir takım görüntüsü çizen Kayserispor vardı sahada. Cangele’nin güzel oyununa birde Emreciksin’in becerileri eklenince, Sivasspor defansının yapabileceği fazla bir şey kalmıyordu. Skor tabelasında ve oyunda üstünlüğü ele geçirince ister istemez takımda bir rehavet oluştu ve bunun sonucunda da maçın son 30 dk.sı Sivasspor’un bizden daha fazla topa sahip olmasına neden oldu. Bu dakikalarda belki farkı daha da artırabilirdik ama ilerde Makukula’nın yorulması ve tek başına kalması ileri ucda ki etkinliğimizi biraz düşürdü. Belki Semih- Maku değişikliği daha erken yapılmış olsa tarihi fark gelebilir aynı zamanda da semih’i takıma ısındırmış olurdu.Nitekim maç istediğimiz gibi bitti.
Bu yazdıklarıma taraflı tarafsız herkes katılır sanırım. Yalnız birde “Kayserispor Taraftarı” olarak maça bakarsak, Yönetimin,takımın ve teknik heyetin bu maçta görmesi gereken bazı noktalar olması gerektiğini düşünüyorum. Alınan farklı bir galibiyet bazı şeylerin üzerini kapatmamamlı.
Beklide bu sezonun en kötü defans oyununu sergiledik ki neredeyse 10 kişiyle defans yapan bir takımız. Belki gününde değildi bu gün defans dörtlümüz ama bu hataları başka bir takım affetmez.
Bir maç kazanıldı tamam, çok güzel. Ama bundan sonrasının da getirilmesi gerekiyor. Çünkü şu ana kadar deplasmanda kazanılan karşılaşmaların sonrasında evimizde oynadığımız maçlarda zorlanıyoruz ve kazanmamız gereken maçlarda puan bırakıyoruz.
İşte burada takımın hedefleri devreye giriyor. Sezon başında konulan kupa hedefine erken atılan havlu ve sonrasında lig maçları. Takımın lig de istikrarlı maçlar çıkarması ve Avrupa kupalarına katılması gerekiyor. Takım istediğinde bunu yapacak güçte olduğunu bu gün gösterdi bizlere. Nitekim taraftarında istediği bu…
Deplasmanlarda gelen galibiyetlerle birlikte taraftarında beklentisi yükselmiş olup takımdan iyi oyun ve kesin bir hedef beklenmeye başlamıştır.
 
Bu arada yönetimin “Taraftar” tanımlamasını bir an evvel yapması gerekiyor.
 
Her seferinde destek vermiyor diye suçlanan taraftar, takımına destek verdikçe “Cefa” çekiyor. Yönetim gerçekten taraftar istiyor mu? istemiyor mu? önce onun bir açıklamasını yapması gerekiyor. 
Yönetimimizin sürekli destek istediği taraftarına da biraz arka çıkması gerekiyor. Kilometrelerce yoldan gelip, amacı sadece takıma destek olmak olan taraftarı Sivas ta yalnız başına bırakmak taraftara verilen değeri gösteriyor maalesef.
Uzun maratonda bir maçı daha geride bıraktık. Umuyorum ki bundan sonra takım “Gerçekçi” hedefler için oynayacak ve “Taraftar” ise her şeye rağmen takımını destekleyecek. Tabi bu desteği yönetim gerçekten istiyorsa. İstiyorsa diyorum, çünkü yönetim sadece taraftarı eleştiriyor. İğneyi hiç kendine batırmayı denemiyor.
 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here