Kim ne derse desin, bu ülke insanı günlük yaşamayı ve günlük başarılarla avunmayı çok seviyor. Bu hemen her alanda geçerli. İster siyaset, ister ticaret, ister eğitim hangi alana uyarlasanız aynı durum söz konusu.

Türkcell Süper Ligi temsilcimiz Kayserispor geçen hafta evindeki maçta ligde tutunma hesapları yapan Ankara Gücü’nü yendi ya, değmeyin bizim taraftarların keyfine (! )..

Sanki Milan’ı devirmişiz, sanki ligde ilk üç içerisinde yer alacak bir konuma gelmişiz gibi takıma , yönetime , Teknik Direktör H.Tolunay Kafkas’a bir övgü, demeyin gitsin ..

Dedim ya bir hafta önce yerden yere vurulanlar şimdi omuzlarda (!).

Sitede yorum yapan arkadaşların neredeyse tümü de Yönetim’e, Hocasına sımsımı sarılmış.

Oysa  sezon başında bu takımın hedefleri şöyle sıralanıyordu:

UEFA Kupası’nda gruplara kalmak, Türkiye Kupası’nda en azından yine final ve Süper Ligde de ilk beş…Yani Avrupa’ya açılacak bir derece.

Ama tüm bu hedefler ne gariptir ki sadece söylemlerde ve kağıt üstünde kaldı.

Önce Paris St. Germain’e elendik, ardından Türkiye Kupası’nda gruplardan çıkamadık. Süper Ligde de ilk beş değil, belki de altıncılık- yedincilik bile başarı sayılacak !

Taraftarlar için Ankara Gücü gibi artık sıradan bir takımı yenmek dahi büyük başarı olarak görülüyorsa, bu iş bitmiş demektir…

Nedeni de takım bu sezon hemen tüm maçlarında beklenen futbolu ortaya koyamadığı gibi , istenen sonuçları da alamadı.Onun içindir ki, kümede kalmak için çırpınan bir Ankara Gücü’nü yenmemiz bile taraftarımızı mutlu etmeye yetiyor (!)..

Tüm bu gelişmeler , çoğu zaman taraftarını bile karşısına almaktan kaçınmayan Kayserispor’un " iş bilir " Yönetim Kurulu’nun  özellikle de yabancılar konusundaki başarısız transfer politikasının üzerini örtmeye yeterli olduğu gibi, yeni yapılacak "göstermelik ve fos "  transferler için de "prim" tanıyor.

Artık tutun tutabilirseniz Yönetimi veya herşeyden sorumlu Genel Menajer Süleyman Hurma’yı !

Kayserispor’u gelecek yıllarda şampiyonluğa taşıyacak kadrolar kurarlar kendilerince…

"Geleceğin topçuları"nı aynı forma altında buluştururlar Olembe, Aghahowa, Escobar ya da Purovic gibi (!)..

İzninizle bir darb-ı mesel ile yazıma son noktayı koymak istiyorum:

Köylünün biri oğlunu şehirden evlendirir. Gel zaman, git zaman bir de torunu olur. Adamcağız büyük bir mutluluk ve heyecan içerisindedir. Heybesine birşeyler şehre gelinini ve torununu görmeye gider.Ancak şehirli gelin köylü kayınbabasından pek hazzetmez. Kucağına aldığı bebeğine şöyle der :

" Oğlumun dedesi gelmiş,

Gelmeden gidesi gelmiş."

Adam köylüdür ama verilmek istenen mesajı almıştır. Gelin , kayınbabasının geldiği gibi gitmesini istemektedir. Hiç bu lafın altında kalır mı ?

Hemen taşı gediğine koyar :

"Torunumun dedesinin adı Durali,

Bugünde buralıdır yarın da buralı !."

Ankara Gücü galibiyeti sonrasında şehirde oluşan bu havadan anlaşılan o ki bizim Yönetim de, Hurma’da, Tolunay da seneye yine buralılar, yani buradalar..

Anlayın artık !

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here