anadoluhaber
SPOR servisimiz dünkü sayıda çok güzel bir haber yapmış ve tribünlerin neden dolmadığını geride kalan 4 haftalık periyotta iki takımımızın taraftar anlamındaki sıkıntılarını dile getirmiş.
Taraftar anlamında iki takım arasında her ne kadar fark da olsa sorun noktası aynı.
Kombineler satılmıyor, alıcı çıkmıyor, dahası şehir sadece dört büyüklerin geldiği maçlarda tribünleri doldurma gayretinde (!) bulunuyor.
Bunların dışındaki maçlarda ne yazık ki manzara hep aynı.
Peki sormak lazım futbol severlere…
İstanbul’u çıkın hangi ilde böylesine tesisler, böylesine üst düzey iki takım var.
Neden kıymet bilmiyoruz.
Neden takımlarımıza sahip çıkmıyoruz.
Bursa örneği var ortada.
Kadro kalitesi Kayserispor’la eş değer Bursaspor’un 20 bin kombine sattığını duyunca gerçekten de dondum kaldım.
Çünkü; biz Kayseri’de 1,5 milyona yaklaşan nüfusa rağmen bin tane kombine satamıyoruz.
Takımlarımıza sahip çıkmadığımız gibi hizmetin en iyisini de isteme lüksüne sahibiz.
Şehir olarak kinden, takımlarımızın etrafında kenetlenmeliyiz.
Kimsenin kimseye üstünlüğü olmadığı gibi, bu şehir fertlerin değil tüm toplumundur.
 
KIYMET BİLMELİYİZ…
Keza takımlarımız da öyle.
Bugün Recep Mamur, Ziya Eren yönetiyor yarın başkaları gelecek.
Ama sonuçta bu takımlar Kayseri ile var.
İnsanlar hizmet süreleriyle sınırlıdır, bugün varlar yarın yoklar.
Bunun için iyi düşünüp karar vermeliyiz.
Bu takımlar bizim için bulunmaz birer nimet, kıymetlerini bilmeliyiz.
Bilmediğimiz taktirde gelecekte bu günleri mumla ararız, bu da ne fertler için ne de Kayseri için hiç de iyi olmaz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here