Anlamlı bir Ağrı Dağı tırmanışı…

Bekir DEMİRAĞ

Yıllarını genelde futbol sahalarında geçiren biri olarak ilk kez geçtiğimiz hafta amatör ve profesyonel futbol maçlarından uzakta kaldım. Yani Kayseri dışarısındaydım.

Sağ olsun , Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) Başkanı sayın Alaattin Karaca ;  benim Erciyes Dağı’na sevdalı bir Kayserili olduğumu ve bu yakışıklı dağa onlarca kez tırmandığımı iyi bilir. Zaten kendisiyle birkaç etkinlikte birlikte olmuş ve dergimiz Sportif adına bir de röportaj yapma fırsatı bulmuştum.

Gerek Alaattin Karaca  beyin ısrarlı çağrısı, gerekse   Dağcılık İl Temsilcisi zirve dostum İsmail Yılmaz ‘ın  “Bu kez Ağrı’ya gel abi “ diye üstelemesiyle  sporun yani futbolun Kayseri defterini bir kenara koyup    Erciyes Üniversitesi Dağcılık Kulübünden Onur Duman ve Çınar Bektaş ile birlikte 30 Ağustos 10. Uluslar arası Ağrı Dağı geleneksel Zafer Tırmanışı’na   katılma kararı verdik. Tüm iş, bu güzel ve anlamlı tırmanış için hemen hazırlanmak olmalıydı, biz de bunu yaptık. Nasıl katılmazsın, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun merhalelerinden çok önemli bir günde yani 30 Ağustos’ta hem de ?

26 Ağustos Çarşamba günü sabahın erken saatlerinde özel bir araçla Sivas- Erzincan- Erzurum yolunu izleyip  akşam ezanı öncesinde yeni ama şirin Iğdır ilimize ulaştık. Iğdır’da Kayseri’den tanıdığımız Iğdır Gençlik ve Spor İl Müdürü arkadaşımız  M.Metin Özen’i  makamında ziyaret edip konuğu olduk.

Kim ne derse desin, memleketten ayrılık zor..Ekmek parası uğruna da olsa yani.

Hani bir deyim vardır : Köşeyi dönsen, gurbet… diye.

Iğdır’ın çalışkan Gençlik ve Spor İl Müdürü M.Metin Özen arkadaşımız da aynen öyle bir durumdaydı. Hemşerilerini yani bizi çok güzel ağırladı, tüm sıkıntılarımıza çözüm buldu ve bu arada Iğdır Gençlikspor’un da birer formasını hediye etti. Kardeş kulüp olduk (!)..

Ekibimiz, yani İsmail Yılmaz, Onur Duman, Çınar Bektaş ve ben akşam iftar yemeği sonrasında diğer illerimizden ve çeşitli ülkelerden gelen dağcılarla İl Kültür Müdürlüğü toplantı salonundaki teknik toplantıya katıldık.

TDF Başkanı Alaattin Karaca burada slayt desteğiyle Ağrı Dağı ve yapılacak tırmanış rotası hakkında detaylı bilgi sundu.

Ertesi gün topluca Belediye önündeki Cumhuriyet meydanında Atatürk Anıtı yanındaydık.

Atatürk anıtına çelenk konulup,  bu anlamlı tırmanış üzerine yapılan konuşmalar sonrasında temin edilen araçlarla ilk durak olan Korhan Yaylası’na intikal ettik. Geceyi orada geçirdik ve ertesi sabah 3400 m. yükseklikteki birinci kamp yerine gitmek üzere yola çıktık. Sırtlarımızda çantalarımız, tam bir disiplin ama neşe içinde 3.400 etabına vardık. Orada çadırlarımızı kurup istirahate geçtik.

Bir sonraki gün bizi çok daha zorlu bir etap bekliyordu. 4.200 metredeki ikinci kamp…

Sabah tüm ekipler hazırlıklarını tamamladıktan sonra yine tek sıra halinde dik bir yamaçtan ve milyonlarca yıl öncesinden kalma buzulların yanından geçerek 4.200 metre yükseklikteki ikinci kamp yerimize ulaştık. Herkeste bir heyecan, gözlerde başarıyı isteyen hırs !

Buradan Ermenistan ve Azerbaycan toprakları ile Doğu’nun Çukurova’sı şirin Iğdır ilimiz çok güzel görünüyordu. Hele de güneş batınca !

Gece Ermenistan’ın başkenti Erivan’ın ışıklarını seyrederek uyuduk. Hava soğuk ama gökyüzü açıktı. Yıldızlar pırıl pırıl parlıyor ve sanki gün doğmadan başlayacağımız  zirve tırmanışı için   bizlere başarı diliyorlardı (!)..

O gece sabaha karşı saat 04.00’te güneşin ilk ışıkları Ağrı Dağı’na vurmadan buzul üzerinden tırmanışa geçtik. Ayağımızda kramponlarımız, elimizde kazma ve batonlarımız, tabii sırtımızda da çantalarımız…

Kademe kademe, metre metre zorlu bir tırmanış sonrasında ve sisler arasında Ağrı Dağının 5.137 metre yüksekliğinde yani zirvede idik.

Zirvede coşku ile İstiklal Marşımızı seslendirdik. Bayraklarımızı açtık. Ülke  ve millet ayırımı yapmadan hemen hepimiz Zafer tırmanışını başardığımız için birbirimizle sarılıp kucaklaştık. Tabii ben yanımda götürdüğüm futboldaki temsilcilerimiz Kayserispor ve Kayseri Erciyesspor’un renklerini taşıyan  kaşkolları açmayı da ihmal etmedim. Onların yerinin zirveler, çok daha yüksekler olduğunu birilerine hatırlatmak için !!!

Kısacası tarifsiz, anlatılamaz bir duyguydu Ağrı Dağı’nın 5.137 metre yüksekliğindeki zirvesinde olmak. Bu heyecan ve coşkuyu yaşamak !

Ben de bu keyfi ve tarifsiz duyguyu yaşamanın şoku, belki de sarhoşluğu içindeydim açıkçası.

Bizim ekibin lideri İsmail Yılmaz idi ve süper bir rehberlik yaptı. Zaten dağdan  Iğdır’a ilk önce de bizim ekip yani Kayserililer döndü.

Ramazan ayını idrak ettiğimiz şu mübarek günlerde 30 Ağustos Ağrı Dağı Zafer Tırmanışı’nı bana nasip ettiği için yüce Mevla’ya şükrederken, bu anlamlı tırmanışın her anında yanımda olan ve gidiş -dönüş nerede ise yaklaşık 2000 km.yi birlikte aşan yol ve zirve arkadaşlarım İsmail Yılmaz’a, Erciyes Üniversitesi öğrencileri Bektaş Çınar ve Onur Duman’a ve Iğdır’da bizi sanki evimizde gibi ağırlayan Gençlik ve Spor İl Müdürü hemşerimiz M.Metin Sözen’e de   buradan sonsuz  selam ve sevgilerimi iletiyorum.

Sağ olsunlar… Var olsunlar …

Böylece çok anlamlı bir günde yani 30 Ağustos Zafer’inin yıldönümünde Ağrı Dağı’na zirve yaptık.

Sonuç olarak gerçekten anladım ki :

Spor sadece futbol değilmiş !

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here