Tribünde yerime oturdum ağzımdan şunlar döküldü;
Aman Ya Rabbim bizim de böyle bir stadımız olacak mıydı bir gün… Oldu işte. Kayseri Kadir Has’ta hasta oldum vallahi. Kafayı üşüttüm zahir!
O ne stat öyle… Avrupa’ya taş çıkartır.
Teşekkürler Kayseri.

Maçtan sonra basın toplantısında Terim de kalkmış ‘çimler çok kötü, o kadar da ikaz etmiştik yapmamışlar, onun için oynayamadık’ diyor…
Eveleme geveleme, deve kuşu kovalama…
Terim kendi devrindeki çamur sahaları unutup kötü oyuna kılıf arıyor!
Oynayan takım her yerde oynar!
Estonya peluş zeminde mi oynadı acaba?
Ayrıca o kötü zeminde hayatında belki de deplasmanda rakibine tek gol bile atamamış Estonya’dan iki gol yediğini de unutuyor Terim.

Artık bu palavraları dinlemekten bıktık.
Türkiye iyi oynamadı çünkü bir oyun planı bile yoktu!
Arda Turan çıktı sahneye mükemmel oyunla hocasını ipten aldı.
Bu kadar!
Maç sonrası mazeret bulmak da anlı şanlı hocalara hiç yakışmıyor.

Maç öncesi söylenenlere de illet oldum;
‘Kader maçına çıkıyoruz…’
‘Bosna maçında Ermenistanlıyız…’
Şu Terim’in ettiğine bak!
Ne hallere düşürdü bizi;
Estonya kader maçı, Ermenistan kankamız!
Gel de dellenme!
Gerisi kahır kere kahır!
Golü 6’da yiyoruz hem de salakçasına; 
Arda kenarda geveliyor, Hamit pası rakibe veriyor, Gökhan Gönül yerini kaybediyor, Volkan serseri mayın gibi kalesini terk ediyor ve golü yiyoruz…
Soğuk duş!

 

 
 
Estonya’nın eti budu keklik!

 

Ama attığı gol de seyirlik.
İlk çeyreğe kadar Gökhan Gönül ileri doğru tek atak yapamıyor. Takımda oyun düzeni yok, sadece yetenekli ayakların amatör rakibe üstünlüğü var. Sahada istediğimiz gibi fink atıyoruz ama gol yok. Darlanıyoruz. Oysa Estonya çok dandirik harbiden…
Taa 29’a kadar ölüyoruz sinir harbinden!…

Mükemmel gol o dakikada geliyor, sinirler gevşiyor…
Golde tabelaya Tuncay yazıldı ama gol Arda’nın. Hatta; Hakan Balta’nın, Emre’nin ama her şeye rağmen sırtı kaleye dönükken ayağının dışıyla sıra dışı bir kaydırma pas veren Arda’nındır gol!
İkinci golü de attıran Arda, atan Sercan.
Arda bütün maç boyunca takımın da ilacı oldu. Harika işler de yaptı.
Üçüncüyü de kendi attı.
Bu çocuğu Allah nazardan saklasın.
Kaç kişiyi alıyor ipten!

 

 
Arda’nın kıymetini bilin

Bir oyuncu bu kadar mı etkili olur oyun üzerinde?
Sağda, solda, ortada… Her yerde Arda…
Çalımları belden su alıcı… Hatta öldürücü…
Terse çekiyor rakip toz oluyor. Bir daha basıyor rakip taca gidiyor. Arda kedi fareyle oynar gibi rakiple oynuyor. Ona ayak uyduranlar da olursa takım coşuyor.
Peki ya ötekiler?
Biraz Tuncay, birazcık Emre…
Gerisi koy sepete.
Hamit ııh!
Gökhan Gönül bu değil…
Gökhan Zan menekşe yaprağından inciniyor.
Kalede Volkan da bu maçta falsolu!
Alkışı alacak dördüncü isim; Sercan.
Sercan geleceğin yıldızı… Çok kıvrak ve golü düşünen ayak!
Çabuk yol buluyor ama biraz çaylak!
Pişerse milli takımı tapular…

İşte yaratılan pozisyonlar;
14’te Emre şut-aşırtma karışımı bir top yolluyor kaleye kalecileri son anda tokatlıyor kornere…
24’te Arda mükemmel vuruyor yandan aut…
25’te Tuncay kale dibinden röveşata yapıyor, yandan dışarı…
Devreyi zor zahmet ama iki şık golle 2-1 kapatıyoruz.

 
Estonya pür amatör bir takım ama…

 

Dakika 53 devre yeni başlamış…
Küüt bir gol daha yiyoruz!
Estonya pür amatör bir takım ama elini kolunu sallaya sallaya üzerimize geliyor durduramıyoruz. Uzaktan vuruyorlar top birimize çarpıyor Volkan yetişemiyor; 2-2
Mübarek günde;
Hay babana rahmet!

Kenarda bir kıpırtı var. Terim oyuna adam sokacak!
Gökhan Zan’ın ilk yarı sakatlanıp çıkmasıyla Önder Turacı’nın girmesi Terim’in elini kolunu bağlıyor, o yüzden de oyuncu değiştirmeye pek yanaşmıyor ama eli mahkum bu Kazım’la yola daha fazla devam edilemez zira başından beri Kazım’ın yaptığı tek olumlu hareket yok!
Kazım daha fazla oyunda kalırsa fuzuli işgalden gider!
Eminim… Çünkü yine lay lay lom!

Terim yine kenarda kıpırtılı…
Yardımcı hakem ikaz ediyor…
Kolay değil maç giderse ‘Bosna maçı’ hikaye!…

Bereket Arda kendi gayretiyle çakıyor bir gol daha…
3-2 öne geçiyoruz.
Biraz ferahlık…
Arkasından kalemizde iki tehlike daha yaşıyor, tribünlerde taraftar ve biz, kulübede Terim kafayı kaşıyoruz…

Hani bu Estonya kolay rakipti?
Daha dün Galatasaray Avrupa elemelerinde Tallinn’i evire çevire beşlememiş miydi?
Nerenin takımıydı Tallinn?
Estonya!

Duyuyor musun Fatih Hoca!

 

 
Son söz;

 

Milli Takım’ın oyun düzeni yok!
Yetenekli oyuncularımız sahaya ağırlık koyunca kolay takımları aşıyor.
Bosna Hersek karşısında bu savunma ve bu anlayışla galibiyet zor!
Sakatlar da çok…
Emre’nin MR’ı çekilecek…
Zaten maç sonrası Terim’i de pek iddialı bulmadım!

Allah şahit; bu ülke millilerin bu kahır mektubunu hak etmiyor.
4-2 galibiyet güzel ama rakip de Estonya!
Allah encamımızı hayır eyleye…

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here