yazar

Yaklaşık bir haftalık dinlenmenin ardından yeniden işbaşı yapmak güzel oldu.

Gazetecilik mesleği diğer iş kollarıdan farklıdır. Yoğun ve yorucu tempo, sürekli beyinle ilgili çalışma olduğu için ister istemez yorgunluk oluşuyor. Tabi bununla birlikte diğer iş kollarında olduğu gibi dinlenme, izne çıkma, tatil yapma gibi fırsatlar da pek olmuyor.

Hayat bir koşturmacayla devam ediyor sürekli. Bu yoğunlukta bir haftalık da olsa dinlenme imkanı bulmak iyi geldi.

Bu süre zarfında özellikle Kayserispor’da hareketli günler yaşandı. Prosinecki’nin istifası, faydalı olamayacağım, benden bu kadar deyip gidiyorum demesi bir anda krizi yeniden başlattı.

Kayserispor, sezon başından bu yana birçok sorunla uğraştı. Sakatlar, cezalılar, yönetimin, genel menajerin istifası, geri dönüşleri, tam burada sular duruldu derken Prosinceki’nin istifası sorunu yeniden başlattı. Neyse ki istifanın kabul görmemesi ve Hırvat teknik adamın geri dönmesi suların yeniden durulmasına neden oldu.

Bu yıl Kayserispor’da birçok enterasanlıklar yaşandı. Her istifa edenin geri dönmesi elbette hoş bir durum değil. Sakin olmak, iyi düşünmek verdiğin kararın artılarını-eksilerini iyi ölçüp biçip sonra kararı açıklamak en iyisi.

Çünkü söz ağızdayken siz ona hakimsiniz, ağızdan çıktıktan sonra ise söz size hakim olur.

Kayserispor’un bulunduğu konumda elbette sakatlar, eksikler önemli etken oldu. Bunun yanı sıra Prosinecki’nin de hataları oldu. Yanlış kadro tercihleri, yanlış değişiklikler, oyuncuları yanlış yerde oynatması, Amerika’yı yeniden keşfe çıkması, geçen sezonki artılarını biranda alıp götürdü.

Asıl iş bundan sonra başlıyor. Futbolda her türlü sonuç var. Kazanmak, berabere kalmak, kaybetmek. Peki ya yine kötü sonuçlar sürerse ne olacak? Asıl sorunda burada başlayacak.

Prosinecki çıkıp ben bu takıma faydalı olamayacağımı daha önce açıkladım, çekip gitmek istedim fakat istifamı kabul etmediler, kalmamı istediler. Bu yüzden sonuçların sorumlusu ben değilim derse ne olacak?

Yönetim de bizde gitmek istedik fakat şehrin büyükleri bırakıp gitmemizi istemedi, devam etmemizi istediler ve devam ettik. Derlerse ne olacak?

Kayserispor için zor ve sıkıntılı süreç bence bundan sonra başlıyor. O yüzden saha sonuçları çok ama çok önemli bir hale geldi. Belkide skor hiçbir dönemde bu adar kıymetli ve değerli hale gelmemişti. O yüzden iyi sonuçların gelmesi şart.

Yönetimin, teknik heyetin, futbolcuların kenetlenmesi şart. Tabi bu yeterli mi başarı için tabi ki değil. Takımın şehirle bütünleşmesi sağlanmalı, taraftarla bir bütün olunmalı.

Bu konuda adım atılması lazım. Zor ve sıkıntılı günler ancak bu şekilde aşılır.

Bu sadece Kayserispor için değil Erciyesspor için de geçerli. Taraftarın tribüne çekilmesi için adım atılmalı. Bu konuda gereken yapılmalı. Bilet fiyatları aşağı çekilmeli, taraftara olumlu ve destekleyici mesajlar verilmeli.

Okullar, üniversite, fabrikalar ziyaret edilip, oyuncularla, teknik heyetle, yöneticilerle taraftarlarla bir araya getirilmeli.

İki takımın da bulunduğu durum ortada. İlk adımı Erciyes, Gençlerbirliği maçıyla atıp devamını da Kayserispor getirmeli.

Taraftarsız ve desteksiz başarı gelmez. Sıkıntı daha da atarak devam eder. Yol yakınken gerekli adımlar atılmalı, sonra iş işten geçerse toparlamak imkansız olur.

 

Kayseri Anadolu Haber

Celal Kösedağ

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here