Ana Sayfa Röportajlar Mehmet Özhaseki Röportajı

Mehmet Özhaseki Röportajı

492
Paylaş

Kayserispor Onursal Başkanı Mehmet Özhaseki, Lig Tv’de yayınlanan ‘Kalecinin Seyir Defteri’ programında birbirinden önemli açıklamalar yaptı. Başkan Özhaseki, “Takım içerisinde kumar oynayan vardı. Onların yüzünden küme düştük” dedi.

“Kaleciydim”
Kayserispor Onursal Başkanı ve Kayseri Büyükşehir Belediye eski Başkanı Mehmet Özhaseki, Lig TV’de yayınlanan ‘Kalecinin Seyir Defteri’ programında Milli takımın ve Kayserispor’un eski kalecisi Fatih Uraz’ın konuğu oldu. Başkan Özhaseki, futbol hayatını anlattı. Küçükken Kayserispor maçlarını hiç kazırmadığını, cep harçlığı olmadığı zaman ise stat kapısında bekleyip büyüklere “Amca bizi maça aldırırmısın” diyerek stada girdiklerini itiraf eden Kayserispor Onursal Başkanı Mehmet Özhaseki, profesyonel olarak futbol oynamadığını söyledi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa ederek AK Parti’den Milletvekili Aday Adayı olan Mehmet Özhaseki, “Lastik topla evin içinde oynardım. Topu, hızla duvara atıp atıp sağa sola uçtuğumu hatırlarım. Eskiden çamur sahada oynardık. Çim yoktu. Hocamız bana nerede oynayacağımı sordu. Bende kaleci olurum dedim. Kendimi yerden yere attım top tutacağım diye. Sonra maç bitince hocaya bir daha kaleci durmam dedim. Niye diye sordu. Delimiyim hocam üstüm başım hep battı. Bir daha durmam dedim ve durmadım. Sonrasında okul takımında, mahalle arasında felan oynadık. Bir de eskiden babalarımız top oynamamıza pek izin vermezlerdi. Çünkü sürekli ayakkabı eskittiğimiz için. Böylelikle futbol hayatımız bitti” dedi.

“Torpil vardı”
Belediye başkanlığı döneminde şehrin önde gelenleri ile zaman zaman futbol oynadıklarını anlatan Kayserispor Onusal Başkanı Mehmet Özhaseki, “Şehir protokolü, ileri gelenlerle maçlar oynadık. Bir kaç sene öncesine kadar futbol oynadım. En son maçımı Şota, Arçil ve ağabeyi ile oynadım. Ağabeyi, Gürcistan Futbol Federasyonu Başkanı. Onları, kendi takımıma alırdım. Bana pas vereceksiniz ben de gol atacağım derdim. Ama o maç son maçım oldu. O gün diz kapaklar kilitlendi o gün futbolu bıraktım. Kıkırdak ezilmesi olmuş. Son maçımı Arçil Şota ile yaptım” diye açıklama yaptı. Fatih Uraz’ın, “Başkan olduğunuz için size kıyak geçerlermiydi, torpil oluyormuy du?” sorusuna, “Çaktırmadan yapılıyordu. Karşı takım defansı ayağıma giremiyordu. Başkan olduğum için. Böylece gol kralı oluyordum” diye esprili cevap verdi.

“Yöneticiler masum değil”
Başkan Özhaseki, Türk futbolu hakkında da fikirlerini beyan etti. Türkiye’de 16-17 yaşındaki futbolcuların A Milli takım seviyesinde olmamasının alt yapı eksikliğinden kaynaklandığını dile getirdi. Genç yaştaki futbolcuların para ile tanışmasının sıkıntıya yol açtığını söyleyen Özhaseki, “Sülalesinin göremeyeceği parayı genç yaşta görenler, alt yapısı sağlam olmadan, disiplini almadan, şımarıklık başlıyor. Sonrasında kendisini dağıtıyor. Profesyonel bağlamda o iş gitmiyor. İş disiplini ile sonuna kadar gidilmiyor” açıklaması yaptı. Başkan Özhaseki, “İşin başına gelenler, her seferinde başarılı olmak istiyor. Her zaman da başarı olmuyor. Türkiye’de yöneticiler, faturayı teknik direktöre kesiyor. Biz de adet böyle. 30 kişilik futbolcu ordusunu biranda karşına alamıyorsun. Sonra tek tek futbolcu yemeye başlıyorsun. yönetime hiç sıra gelmiyor. Sanki yönetim, her zaman masum günahsız gibi. Halbuki işin başında yöneticiler, işi sıkı tutmalı. Oyuncu alırken hata yapılıyor. Trilyonlar orada harcanıyor. Biraz da Türkiye’de tribünlere oynandığı için flaş transferler ciddi paralara yapılıyor. Her transfer de başarılı olmayınca sıkıntı başlıyor” diye görüş belirtti.

“Kumarcılar vardı”
Futbolcunun muhakkak suretle güzel ahlak sahibi olması gerektiğinin altını çizen Mehmet Özhaseki, “Diğer tarafta iyi kaleci, iyi oyuncu olduğumuzdan değil iyi, doğru insan olup olmadığımızdan sorgulanacağız. Bir tarihte, benim başkanlığım döneminde iyi futbolcular topladık. Oyuncular profesyonel, süper futbolcular. Ama düşmemeye oynuyorduk. Sonra anladık. İçinde bir çocuk var. İyi kumarbazmış ve ekibini dizmiş. Sonra safları da yanına almış. Kareyi tamamlamışlar. Sonra ikinci kareyi yapmışlar. Sonra bize en yakın otellerde kumara başlamışlar. Sabahlara kamar kumar oynarlarmış. Maç akşamı eğer kampa almamışsak, bir kaç yönetici elimize yaş pasta alıp oyucuların evine gidiyorduk. Zillerine basıp hal hatır sorup pasta veriyorduk. Çay içiyorduk. Amaç misafirlik değil, çocukları kontrol idi. Evindeyse zaten mutlu oluyorlardı. Ailesiyle birlikte bizleri misafir etmekten ötürü seviniyorlardı. Ama bizim o grubu bulamıyorduk. Keratalar kumardalardı. Onların döneminde kavgalar da başlamıştı. İşin altında kumar vardı. Kendi içlerinde pas da vermiyorlardı. Takımda ikilik üçlük başlamıştı. Ve o sene düştük. O yüzden takım kurarken başarısı kadar ahlakına, düzgünlüğüne bakmak da lazım” diye açıklama yaptı.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here