Ana Sayfa Genel Kayserispor’da Yapılan Yanlışlara Dair-Selim Dündar

Kayserispor’da Yapılan Yanlışlara Dair-Selim Dündar

futbol77

Kayserispor’da Hikmet Karaman’ın son döneminde başlayan ve ardından Ertuğrul Sağlım, Tolunay Kafkas ile devam eden, “iyi futbol oynamaya çalışan”, “kademe kademe daha ciddi hedefler peşinde olan”, “genç oyuncuları kazanmaya yönelik”, “istikrarlı, ne yaptığını bilen” takım hüviyeti Shota ile devam ettirilmeye çalışılıyor. Ancak bu yolda, ciddi soru işaretlerinin oluştuğu ve bunların yeteri kadar sorgulanmadığı ifade edilebilir.
Bu soru işaretleri;
    1- Bu takım, kademe kademe daha ciddi hedefleri arzuluyor ve hatta sezon başında takımın menaceri Süleyman Hurma tarafından “bu sezon hedefimiz şampiyonluk” söylemine rağmen, yapılanların bu hedef ile bağdaşmadığı, ligde gösterdiğimiz performansında bu hedef ile ilgisinin olmadığı;
    2- Her sezon yabancı seçiminde yapılan önemli hatalara rağmen, halen yabancı oyuncu seçiminde ve kullanılmasında önemli hatalar yapıldığı;
    3- Genç oyunculara dönük transfer politikasına rağmen, alınan genç oyuncuların kazanılmasının “bu oyuncular gece uyurken” gerçekleşmeyeceği, bu oyuncuların kazanılabilmesi için bu oyuncuları şans verilmesi gerektiği ancak bu şansın yeteri kadar verilmediği;
    4- Kulüp tarafından “ilkeli” olma adına hareket edildiği imajı verilmesine rağmen, sergilenen tavırların bununla bağdaşmadığı;
    5- UEFA ve FIFA tarafından kulüplerin “daha şeffaf” olması gerektiği kriterlerine rağmen, gerek mali tablolarda gerekse uygulanan icraatlarda kamuoyunun yeteri kadar bilgilendirilmediği;
    6- Süleyman Hurma’nın yönetim sınırlarının taraftar tarafından yeteri kadar bilinmediği, imaj olarak kulübün ve takımın üzerinde bir konuma oturduğu;
    7- Takımın son dönemde teknik anlamda iyi yönetilmediği, rotasyon denilen olaydan bihaber şekilde takım yönetildiği, özellikle bir hafta çok iyi oynayan oyuncuya, diğer hafta hiç  şans verilmediği veya kimi oyunculardan hiç faydalanılmadığı;
    
    Hiç şüphesiz, bu soru işaretleri artırılabilir.
    Yabancı oyuncu seçiminde her sezon alınan yabancılar, bu oyuncuların maliyeti, takıma katkıları, sezon sonu gönderilmeleri gibi liste çıkarıldığında, yabancı oyunculardan verim alınamadığı açık bir şekilde söylenebilir. Geçen sezon ara transferde gelen ve takıma faydalı olacağı anlaşılan Karim Ziani takımda tutulamamış, “daha iyisini aldık” söylemi ile Paraguaylı oyuncu Riveros getirilmesine rağmen, Riveros’un Karim Ziani ile aynı tipte oyuncu olmadığı, Riveros’un, gönderilen Selim Teber’in yerine ön libero için alındığı, takımı organize edecek bir oyuncunun alınmadığı sonradan anlaşılmıştır.
    Selim Teber ve Savaş Yılmaz’ın takıma faydalı olurken, neden gönderildikleri konusunda bir bilgi kamuoyuyla paylaşılmamıştır.
    Ali Turan konusunda düşülen hatadan sonra, Ambrabat konusunda aynı hatanın tekrarlanması, profesyonel sorumluluk anlayışı ile hareket edilmediğinin göstergesidir. Bu takım kişilerin hırs, intikam ve öfkeleri ile yönetilemez. Her takım için geçerli olan tüm oyunculardan azami seviyede faydalanmaktır. Ali Turan konusunda yapılan hata, gün gibi ortadadır. Dünyanın her yerinde oyuncuların istedikleri takıma gitme istekleri olabilir. Kulüp ile sözleşmesi biten oyuncu Bosman Kuralları sonrası değişen kuralllar gereğince “bonservis” adında bedel dahi alınmaksızın istediği takıma gidebilir. Bunun dışındaki oyuncuların, yani sözleşmeli oyuncuları kulüplerin kölesi gibi görmek doğru değildir. Herhangi bir kulüp, kişisel olarak veya kamuoyu aracılığıyla bir kulübün oyuncusuyla ilgilendiğini belirttikten sonra veya resmi tekliften sonra kulüp, oyuncusuna “gitmek isteyip istemediğini” sorar. Eğer kulüp, oyuncu gitmek istediği halde, oyuncusunu göndermek istemiyor ise, bunu oyuncusuna ifade eder. Oyuncu, antremanlara çıkmaz, maçlara çıkmaz vs. ise yasal gereği yapılır. Ancak oyuncu, sözleşme ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği halde, salt başka takıma gitmek istediğini açıkça söyledi diye, o oyuncuyu cezalandırmak, kadro dışı bırakmak, “kulübün kurumsal kimliğinden ziyade, kişilere bağımlı yönetildiği” ni gösterir. Ali Turan’dan kadro dışı bırakmak yerine “yarım sezonda olsa” faydalanılsa ve sezon sonunda gitseydi, bundan kim kazançlı çıkardı. Türk futbolu.. Aynı şekilde Ambrabat’tan faydalanılmaya devam edilebilirdi. Çok gitmek istiyor ise, Galatasaray kulübüne bu konuda şartlar aktarılarak, kulübün menfaatleri korunabilirdi. Ancak bu yol tercih edilmemiş, kişisel beyanlar ile kulüp ile yaşanan “inatlaşmalar” yüzünden Ambabat kadro dışı bırakılmıştır. Buna kimsenin hakkı yoktur. Bir futbolcuya teklifte bulunmak kötü ise, geçmişte Troise, Hakan Aslantaş, Cem Sultan gibi oyuncular aynı şekilde transfer edilmemiş midir?
    Shota sezon başından beri 4-2-3-1 gibi takıma uymayan bir sistemde inat etmektedir. Sanki her futbol federasyonunun ve UEFA’nun ilkelerinde “bir takım, 4-2-3-1 sistemini oynarsa, ekstra puanlar kazanır” gibi kurallar bulunmaktadır. Barcelona gibi takımların zaman zaman bu sistemi uygulaması, her takım için en iyi sistemin bu olduğu anlamına gelmez. Messi bir tane maalesef. Kayserispor’un sezon başından beri en büyük sıkıntısı, Ömer Üründül’ün deyimiyle “bloklar arası mesafe ve boşlukların çok olması”, “takımın kopuk kopuk oynaması”. Buda takımın sisteme adapte olamamasından kaynaklanıyor. Öncelikle Gökhan Ünal ile 4-2-3-1’i oynayamazsın. Gökhan ne eski gücünde, ne eski formunda. Tekli forvetin arkasındaki üçlünün ortasında Karim Ziani olsa, önemli bir aşama katedilirdi. Ancak Ziani yok. Onun yerine bu bölgede etkili olabilecek bir oyuncu da yok. Okay, Engin ve Troise burada oynayabilir. Ancak hiçbiri henüz yeterli değil. Engin özellikle gole götüren pasları ile bu bölge için önemli bir isim olabilir. Ancak ona da yeterince şans verilmiyor. Üstelik çok da genç. Bu sistemi takımın uygulayamadığı açık. Bunun yerine 4-4-2 sistemine geçilmesi daha doğru olacaktır. Çünkü ileride en uçta oynayan oyuncu, şu anki sistemde çok yalnız kalıyor.  forvetin arkasındaki üçlü yeterli yardımı yapmadığında, aksaklıklar bu defa orta sahadada yaşanıyor. Defansta Eren halen eski formunda değil. Pekarik sürekli hata yapıyor ve sağdan oyuncu kaçırıyor. Forvette, Kujoviç’ten neden daha fazla faydalanılmıyor anlamıyorum. Üstelik haftada iki maç oynayan takımda Engin, Nadir, Kujoviç, Okan, Furkan gibi oyuncular çok önemli. Furkan bir hafta çok iyi oynuyor, sonra 4-5 maç hiç yok. Troise tam iyi oynuyor ve tamam oldu diyorsunuz. Sonraki 2-3 hafta hiç yok. Cem Sultan, Nadir bir anda hocanın aklına geliyor. Bir maç oynatıyor. Sonra 7-8 maç hiç olmuyorlar. Takım içindeki oyunculardan optimum seviyede faydalandığımızı Shota ve Süleyman Hurma dahil kim söyleyebilir? Ambarat, Ömer Şişmanoğlu, Troise gibi solda oynatabileceğimiz oyuncular varken, Ömer Bayram ve Biseswar’ın da bu bölgeye transfer edilmesi doğru mudur? Bu iki oyuncunun da iyi oyuncu olduğuna inanıyorum. Ancak etkili bir forvet veya orta sahada top tutan, gole götüren paslar atan bir oyuncu ihtiyacımız yok mu?
    
    Sözün özü;
    Ambrabat konusunda kulübün tavrı doğru değildir. Galatasaray, telefonla veya sözlü teklifini yapmıştır. Oyuncu da gitmek istiyor ise, şartlar iletilir. Şartlarda anlaşılamazsa oyunucudan faydalanmaya devam edilir. Doğrusu buydu.
    Shota’nın sistem ısrarı doğru değildir. Haftada iki maç oynayan takımın, diri tutulabilmesi için rotasyon şarttır. Sistemde de oynamalar yapmalıdır. Galatasaray da sezon başında sistem ısrarı içindeydi. Sonra bu ısrarı bıraktı ve 4-4-2 ile Galatasaray başarılı olmaya başladı. Çünkü şu anki oyuncularla her iki takım içinde 4-2-3-1 iyi bir sistem değil. Bu nedenle Shota da kendini gözden geçirmelidir.

Selim Dündar
selimdundar38@gmail.com

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here