Ana Sayfa Köşe Yazısı Kalite Anlatılmaz Yaşanır-Selim Dündar

Kalite Anlatılmaz Yaşanır-Selim Dündar

1077
Paylaş

 

Geçen hafta ASpor’da bir yorumcunun “Kayserispor bulunduğu yeri hak eden kalitede değil”  sözleri tartışma oluşturmuş ve bizde yazdığımız yazının sonunda inşallah Fenerbahçe maçı buna iyi bir cevap olacak demiştik. Güzel bir cevaptan da ötesi oldu. “Kalite anlatılmaz yaşanır” mesajı yerine ulaşmıştır sanırım.

Kayserispor oyuna tersine bulunduğu yeri hakettiğini gösteren bir cesaret ile başladı. Geçmiş yıllarda olduğu gibi korkan, çok adamla savunma yapan bir takım hüviyetinde değil; her hafta oynadığı oyun düzenini devam ettiren, ön alanda da pres yapan bir takım vardı Fenerbahçe karşısında. Üstelik oyunun temposunu sürekli kontrol eden de Kayserispordu.

Goller genelde olduğu gibi hatalar üzerine geldi. İlk golde Umut Bulut yapılan hatayı iyi değerlendirdi ve güzel bir vuruş ile golü yaptı ancak 4 dakika sonra Fenerbahçe 6 adamla hücuma çıktı ve Kayserispor defansı adam paylaşımını yapamayınca Ozan Tufan’a rahat şut imkanı bırakıldı o da çok güzel vurdu ve ilk yarı berabere bitti.

İkinci yarıya iyi başlamadık ve 15 dakikada 3-1 geriye düştük. Roman Neustadter’in golünde yine basit şekilde adam paylaşımı yapamadık ve rahat bir kafa topu imkanı tanıdık. Üçüncü golde de yine hatalar vardı ancak futbolda böyle goller bazen oluyor, yapacak bir şey olmuyor.

CESARET Mİ KORKAKLIK MI?

Son 15 dakikada “cesaret mi, korkaklık mı” bunun cevabı verildi. İki fark ile önde olan Fenerbahçe kendi sahasında, skoru koruma telaşına girdi ve Ozan Tufan yerine daha defansif Mehmet Topal, Valbuena yerine de daha defansif olan Alper Potuk girdiler. Kayserispor’da ise Boldrin, Gyan ve Stojiljkovic oyuna girdiler. Son on beş dakikada oyunu tamamen kontrol eden, topa hakim olan ve sürekli hücum yapan takım Kayserispordu. Kayserispor’da Badji bana göre sahanın en iyisiydi. Kayserispor, bıkmaksızın devam eden çabasının sonucunu son saniyede de olsa aldı. Asomah Gyan, ligdeki ilk on haftalık periyotta ilk katkısını yaptı ve doğru yerde topu doğru yere yolladı ve maç 3-3 bitti. İnşallah hep böyle olur. Maç bittiğinde pek çok Kayserisporlu galip gelinebileceğinin farkındaydı. Bu yüzden buruk bir sevinç vardı.

Bana göre Kayserispor sezon başından beri en mücadeleci, bilinçli ve özgüvenli oyununu oynadı. Sumudica gayet iyi yolda ve koşan mücade eden, iyi pas yapan bir takım oluşturdu. Sonraki haftalar için Stojiljkovic’ten daha fazla faydalanılmalı diye düşünüyorum. Çünkü iyi bir oyuncu ve daha fazla dakika bulmayı hak ediyor.

BU HAFTANIN EN BÜYÜK SONUCU: TUDOR VE AYKUT KOCAMAN İLE BU LİG BİTMEZ

Bu hafta oynanan oyun ve alınan skorlar gösterdi ki, ne Tudor Galatasaray’ın hocası, ne Aykut Fenerbahçe’nin hocası. İkisinin de kapasitesi şampiyonluğa oynayan ve az hata payı olan takımlarda görev yapmaya yeterli değil. Bu açık olarak ortaya çıktı. Tudor neden maçtan sonra anlamsız şekilde “rakip hep uzun top ile oynadı” şeklinde “oyunbozan bir çocuk edası” içinde idi. Çünkü biliyor ki, yolun sonu yaklaştı. Trabzonspor mücade etti, koştu, pas yaptı ve gol attı. Futbolda herşeyi yaptı. Rıza hocayı tebrik etmek gerekir. Tudor ise Gomis’i çıkardı, oyuna Gary Rodrigues’i yedek bıraktı ve korkak olmanın bedelini ödedi. Bu kadar harcama yapan ve yıldız oyuncu barındıran takım hocalarının bu kadar ürkek olmaya hakları yok.

Son olarak BeinSports’ta maç sonrası maçı yorumlayan Bülent Korkmaz ve Tümer Metin’in Kayserispor’u ve özellikle iyi oyununu ve mücadelesini es geçerek; Fenerbahçe merkezli yorumları, adeta üzülürcesine Fenerbahçe’nin hatalarına vurgu yapılması da futbolda üç büyük merkezli kafanın uzun süre değişmeyeceğinin de göstergesi adeta.

 

Selim DÜNDAR

selimdundar38@gmail.com

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here