Ana Sayfa Köşe Yazısı Futbol ve Eğitim – Selim Dündar

Futbol ve Eğitim – Selim Dündar

FUTBOL VE EĞİTİM

Futbolcuların daha geniş manada sporcuların eğitim seviyesi daima tartışılan bir unsur olmuştur. Bunun nedeni de Portekiz’de 43 yaşından, 79 yaşına kadar başkanlık yapan Antonio Salazar’a atfedilen tarihi bir Söz’ün etkisi vardır. Salazar’a ülkeyi tek adamlıkla nasıl yönettiği sorulduğunda şu cevabı verdiği rivayet edilir: “Fado, Fátima ve Football (Üç F)”. Bu üçlemede Fado müziği; Fatima dini ve Futbol da eğlenceyi, oyalamayı temsil etmektedir. Futbolun, zaman içinde görece olarak daha eğitim düzeyi düşük kitlelerce yapılması ve takip edildiği savları da daima konuşulmuştur. Ben geçmişte pek çok futbolcudan şu sözü defalarca işitmişimdir: “Futbol, fakir adamın işi, zengin adam çocuğunu topçu yapmaz.” Evet, eskiden böyle denirdi ancak futbolun daha iyi şartlarda yapılmaya başlaması, alınan ücretlerin fahiş miktara gelmesi sonrası günümüzde bu ayrımın kalktığını söylemek mümkün. Futbolun içine para o kadar girmiştir ki, günümüzde ‘topu döndürenin para’ olduğu ifade edilir.

Günümüzde eğitim spor branşlarının tümü için çok daha önemli hale gelmiştir. Sporcuların eğitimli olmasından öte futbolu yönetenlerin, teknik adamların ve teknik ekibin eğitimli olması büyük önem arzetmektedir. Çünkü artık futbol bilimsel olarak yürütülmektedir. Antreman tekniklerinden, futbolcuya fiziki yüklemenin derecesine ve daha önemlisi maç öncesi ve sonrası maç analizleri, pozisyon çalışmaları gibi durumlar bilimi futbolun içine sokmuştur. Elbette bunun anlamı, bilimin, yeteneğin önüne geçmesi de değildir. En azından bana göre yetenek ve çalışma herşeyin önünde gelmeye devam etmektedir. Bu durumu hocaların hocası üstad Metin Türel “Hagi 50 metreden bir sıkarsa, o klavye adamın bilmem neresine kaçar” özlü sözü ile ifade etmiştir. Metin Türel, futbolda bilgisayar teknolojileri kullanmanın önemli olduğunu ancak bunlara veri girenin insan olduğunun altını çizer. Eğitim elbette herşey değildir. Ancak bir futbolcu hem futbol oynayıp üstelik başarılı olup hem de eğitimini devam ettirmişse de alkışlanacak bir iş yapmıştır. Bu neviden çok oyuncu vardır mutlaka. Ancak biz aklımıza gelenlerden bahsedeceğiz. İlk akla gelen sanırım Spor Akademisi’nde lisans ve yüksek lisans yapan Kayserispor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam’dır. Ben daha çok spor akademisi dışında bir alanda eğitim yapanlardan bahsedeceğim.

Fethi Heper

1- Fethi Heper: 1944 doğumludur. 1960-1972 arası Eskişehir’de futbol oynamıştır. Es-es taraftarının tezahuratı “Fethi-Nihat-Ender, Filelere Gönder” sloganına konu olmuştur. Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni 23 yaşında bitirmiştir. 1978 yılında doktorasını bitirmiştir. 1988 yılında 44 yaşında Maliye alanında profesör olmuştur. 1969-1970 sezonunda 13 gol ile 1971-1972 sezonunda 20 gol ile gol kralı olmuştur. 5 kez A milli takımda oynamıştır.

Ali Osman Renklibay

2- Ali Osman Renklibay: Ali Osman Renklibay aslen Konya’lıdır. 1948 doğumludur. 25 yaşına kadar Adanaspor’da oynamış ve bu dönemde Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okumuştur. Ardından Ankaragücüne transfer olmuş ve 6 sezon Ankaragücü’nde forma giydikten sonra Konyaspor’da oynayıp futbolu bırakmıştır. Ali Osman Renklibay’ı yaşımız nedeniyle canlı izleme fırsatı bulamadık ancak onu anlatanlar etkili ve son vuruşlarda başarılı bir golcü olduğunu söylerler. 1976 yılında 17 gol ile gol krallığını Cemil Turan ile paylaşmıştır. Ayrıca 3. lig, 2. lig ve 1. ligde gol kralı olan ender futbolculardan olmuştur. Ali Osman Renklibay futbolu bıraktıktan sonra Devlet Su İşlerinde Mühendis olarak çalışmıştır. Ardından Karamanspor. Ankaragücü, Vanspor. Adanaspor, Başakşehir, Göztepe gibi takımlarda çalışmıştır.

3- Şenol Güneş: 1952 doğumludur. 1972-1987 arasında 15 yıl Trabzonspor’un kaleciliğini yapmıştır. Bu süre içinde 6 lig şampiyonluğu görmüştür. 1112 dakika gol yemeyerek bir rekora imza atmıştır. Şenol Güneş, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fatih Eğitim Enstitüsü Türkçe Öğretmenliği mezunudur. 1978-1983 yılları arasında hem öğretmenlik hem futbolculuk yapmıştır. 31 kez A milli takımın kalesini korumuştur. 1986 yılından beri teknik direktörlük yapmaktadır. 1995-1996 sezonunda Trabzonspor’un başındayken son anda şampiyonluğu Fenerbahçe’ye kaybetmiş, 2015-2016 ve 2016-2017 sezonlarında ise Beşiktaş’ı üst üst iki kez şampiyon yapmayı başarmıştır.

Oğuz Çetin

4- Oğuz Çetin: 1963 doğumludur. 37 yaşında futbolu bırakmıştır. Sakarya’lıdır. Sakarya Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği mezunudur.

Metin Tekin

5-  Metin Tekin: 1964 doğumludur. 33 yaşında futbolu bırakmıştır. Kocaeli’lidir. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunudur. Beşiktaş’ta Gordon Milne ile 1989, 1990 ve 1991 ile üç sezon üst üste kazanılan şampiyonlukta takımın kolej takımı havasında olduğu söyleminde Metin-Ali ve Feyyaz’ın eğitimli olması da önemli bir unsur olmuştur.

Ali Gültekin

6- Ali Gültiken: 1965 doğumludur. Sakatlığı nedeni ile 31 yaşında futbolu bırakmıştır. Son sezonunda 1995-1996 sezonunda Kayserispor’a transfer olmuş ise de, sakatlığı nedeni ile çok forma giyememiştir. Marmara Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunudur.

Feyyaz Uçar

7- Feyyaz Uçar: 1963 doğumludur. 1989-1990 sezonunda 28 gol ile gol kralı olmuştur. Ligde toplamda 191 gol atmıştır. 34 yaşında Kuşadasıspor’da futbolu bırakmıştır. Marmara Üniversitesi Spor Akademesi mezunudur.

Tayfun Türkmen

8- Tayfun Türkmen: 1978 doğumludur. Aslen Mersin’lidir. Futbola Anamur’da başlamış ardından Ankaragücü’ne transfer olmuştur. 2001 yılında Kayserispor’a gelmiştir. 1.89 boyuyla etkili bir forvetti ancak zamanla kilo alıp ağırlaşınca 2003 yılında geldiği Konyaspor’da defansta forma giymeye başlamıştır. Defansta daha başarılı olmuştur. Forvet oynarken kazanamadığı, sürekliliği defans oynarken kazanmış ve onbirin değişmez oyuncusu olmuştur. Özellikle futbol zekası ve kademe anlayışı ile defansta başarılı olmuştur. 4 sezon Konyaspor’da başarı ile oynadıktan sonra Ankaraspor, Eskişehirspor ve tekrar Konyaspor’da oynayıp 2012 yılında Bugsaşspor’da futbolu bırakmıştır. Ankara Üniversitesi Jeoloji mezunudur.

Mehmet Eren Boyraz

9- Mehmet Eren Boyraz: 1981 doğumludur. Karadeniz Ereğli’lidir. Futbola Erdemirspor’da başlamıştır. Galatasaray alt yapısı geçmişi de vardır. 2005-2006 sezonunda Eskişehirspor’da oynadıktan sonra, 2006 yılında bugün Kayserispor Başkanı olan Erol Bedir tarafından Erciyesspor’a transfer edilmiştir. Başlangıçta uyum sıkıntısı yaşamış ise de, sonraki maçlarda inanılmaz oynamıştır. İstekli hali ve deparları ile ün yapmıştır. Bülent Korkmaz döneminde  Erciyesspor’da önemli bir çıkış yakalamış ve ardından Kayserispor’da oynamaya başlamıştır. Kayserispor’un başarılı geçen sezonlarında orta saha, kanat, forvet ve sağ bek mevkilerinde başarı ile forma giymiştir. 4 sezon üst üste Kayserispor’da oynadıktan sonra Antalyaspor’a transfer olmuş, ardından Adanademirspor’da oynayıp, 2014 yılında yeniden Kayserispor’a dönmüştür. Bir sezon oynadıktan sonra 2015 yılında Karşıyaka’ya transfer olmuştur. 2016 yılı sonunda 35 yaşında futbolu bırakmıştır. Mehmet Eren Boyraz, Karadeniz Ereğli Ted Kolej mezunudur. Ardından Akdeniz Üniversitesi, Mühendislik Fakültesini bitirmiştir.

Umut Nayır

10- Mehmet Umut Nayir: Bu sezon Osmanlıspor’dan Beşiktaş’a 4 sezonluğuna imza atan Mehmet Umut Nayir aslen Kayseri Pınarbaşı’lı. 1993 doğumlu. Ben Mehmet Umut Nayir ile ilgili 17 Ağustos 2015 yılında bir yazı yazmıştım. 1.91 boyu ve top ile etkili yerlerde buluşması ile etkili oluyordu. Geçmişte de bir iki kez Kayserispor’a transferi gündeme geldi ancak maalesef gerçekleşmedi. Benim yine eski yazılarımdan birinde “genç futbolcu gece uyurken kazanılmaz, genç oyuncuyu kazanmak için oynatacaksın” söylemim vardır. Genel olarak Kayserispor’un da genç oyuncuları kazanma konusunda geçmişte çok başarılı olmadığını da yazmıştım. Mehmet Umut Nayir’e nedense Osmanlıspor hep kadroda tutmasına rağmen şans vermedi ve hep başka takımlara kiralık verdi. Oysa Mehmet Umut Nayir, bu hakkı sonuna kadar hak etmişti.

Mehmet Umut Nayir, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi ve okulunu bitirmeye çok yakın. Gerçekten hem futbolu hem de okulu götürebilen başarılı oyunculardan. Biz Ankara Hukuk’ta iken PTT’li basketbolcu Alper Yılmaz vardı. Sonra Efes’e transfer olmuştu. Şimdi de bir hukuk mezunu eski basketbolcu olarak Anadolu Efes Basketbol Takımı’nın Genel Direktörü. Mehmet Umut Nayir de bu sezon ekonomide yaşanan genel krizin futbola da yansıması ile takımların az maliyetli fakat umut vaad eden oyuncu kontenjanından Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş, geçmişte Mustafa Pektemek gibi yetenekli bir oyuncuya da çok şans vermedi. Umut Nayir, uzun boyuyla Beşiktaş’ta şans bulabilecektir. Kendisi bir Zlatan İbrahimoviç hayranı ancak futbolunda daha seri olması ve hızlanması gerekecek. En büyük handikabı Süper Lig’de düzenli olarak forma giymedi. Bir anda Beşiktaş’a geldi. Yetenek ve oyun zekası olarak üst düzeyde. İnşallah başarılı olur. Ardından da futbola yönetici, teknik koordinatör olarak başarı ile hizmet eder.

Futbol ve eğitim dedik ama eğitim ‘diploma’dan daha geniş bir kavram. Tıpkı ‘liyakat’ gibi. Son günlerin öne çıkan kavramı olan ve yazar Alev Alatlı’nın ‘Eğer Liyakat Sorununu Aşarsak, 21. yüzyıl Türklerin Yüzyılı olur” sözü ile öne çıkan liyakat da tıpkı eğitim gibi sadece diplomaya endeksli bir kavram değil. Liyakat, bir işe kafi olma durumunu (kifayet) ifade eder. Bunun için de öncelikle o işe “ihanet edecek” durumda olmamak gerekir. Yani devlet işinde isen vatanını ve milletini seveceksin, liyakatın ilk şartı budur. İşini iyi yapacaksın. Liyakat, bir işi yapabilme kaabiliyetidir. Bu ise her zaman iki üç üniversite bitirmekle veya dil bilmekle olmuyor. Sözün özü, diploma önemli ama eğitim ve liyakat daha geniş ve karakteri de içine alan bir kavram.

Futbolumuzun bu neviden oyunculara ve daha çok da yöneticilere ihtiyacı var.

 

Selim Dündar

selimdundar38@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here