Ana Sayfa Köşe Yazısı Adebayor’un Eli – Selim Dündar

Adebayor’un Eli – Selim Dündar

1483
Paylaş

Kayserispor, bu sezon kimsenin beklemediği bir performans sergiliyor. Ancak futbol programlarında Kayserispor’a karşı sergilenen yaklaşımı görünce, yalnızca “beklenmeyen” değil; “istenmeyen” de bir performans ortaya konulduğunu görmek çok zor olmuyor.

Hayatın her alanında maalesef acımasız bir rekabet düzeni var. Hiçbir alanda adil ve eşit bir rekabet düzeni yok. Ticari alanda, gücün adilane olmayan ekilde kullanımı rekabeti bozucu kabul edilmiş ve bunun için rekabet kanunları çıkarılmış. Futbolda ise böyle bir kanun yok. Güç, denilen olgu çoğunlukla niceliksel unsurlara dayanıyor. Niteliksel olduğu zaman da maalesef “her dönem işini bilenlerce” ustaca kullanılıyor.

Tarih 22 Haziran 1986: Stad: Azteka, Mexico City, Meksika. Maç 114.000 seyirci önünde oynanıyor. Dünya Kupası Çeyrek Final maçı. İngiltere ile Arjantin karşılaşıyor. İngiltere’de Kalede 37 yaşındaki Peter Shilton var. Arjantin’in kaptanı 26 yaşındaki Diego Maradona. Maç 0-0 gidiyor. 50. dakikada sahneye Maradona çıkıyor. 3 kişiyi geçiyor ve İngiltere ceza sahasına yaklaşıyor ancak son anda topa İngiliz defansı müdahale ediyor. Topa Arjantinli Jorge Valdano vuracakken, İngiliz Steve Hodge topa rastgele vuruyor ve top kalecisi Shilton’a doğru açılıyor. Bu topa Maradona da koşuyor.  Topa Valdano vursa, Maradona ofsayt olacak ancak Valdano vuramıyor ve Hodge vuruyor. Topa koşan Maradona sol yumruğu ile kafayla vurmuş gibi yapıp golü yapıyor. Bu golden 4 dakika sonra Maradona bu defa yüzyılın golü denilen tüm İngiliz defansını ve kaleciyi çalımlayıp ikinci golü atıyor. Maçtan sonra, Maradona topu eliyle attığını kabul ediyor ve golü “biraz Maradona’nın kafası az biraz da Tanrı’nın eli (a little with head of Maradona and a little with the hand of God)” şeklinde nitelendiriyor. Gerçek şu ki; Maradona golü eliyle attığını açık bir şekilde kabul ediyor.

Futbol tarihinde pek çok maçta, el ile atılan goller tartışma konusu olmuştur. Kayserispor-Başakşehir arasında oynanan maçta Adebayor’un tam da 38. Dakikada attığı gol, bana 17 Mart 1993 tarihinde Fenerbahçe Stadı’nda oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş Türkiye Kupası Yarı Final 2. Maçında Tanju Çolak’ın attığı golü hatırlattı. Bu maçta da Tanju defanstan ileri doğru kaldırılan topa koşmuş ve göğsüyle topu indirip gol yapmıştı. Hakem Erman Toroğlu idi. Tanju Çolak, seneler sonra bu golü atarken topu eliyle düzelttiğini kabul etmişti.

Adebayor’un golündeki topu önüne indirişi ile Tanju’nun topu önüne indirişi birebir aynı. Adebayor maalesef ki doğruyu söyleme cesaretini gösteremedi. Pozisyonu çözmek isteyenler topun geldiği taraf ve topun gittiği yönü takip etsinler. O açıdan gelen top, bir anda o şekilde nizami olarak önüne düşürülemez. Bunu birazcığın ötesinde futbol oynayan herkes anlar. Topu tamamen eliyle almıyor ama topun tam önüne düşmesi için “eliyle destek verip düzeltiyor”.

Teknik Direktör Sumudica, “devre arasında bana Adebayor eliyle aldığını söyledi” dedi. Adebayor ise maçtan sonra, “böyle bir şey söylemedim” dedi. BeinSports yorumcuları Bülent Korkmaz ve Tümer Metin ise “hemen Sumudica Türkiye’yi çözmüş” diyerek Sumudica’yı suçladılar. Hiç akıllarına Adebayor’un devre arasında söylediği şeyi, maç sonu açıkça söyleme cesaretini gösteremeyebileceği gelmedi. Oysa Adebayor, gerçekten doğruyu söyleseydi, “ben halen top ele değdi mi, değmedi mi anlayamadım, görüntülerden de anlayamadım” demezdi. Herhalde, bu topu eliyle düzelttiğini en iyi bilen Adebayor’dur. İşte onun için diyorum, futbol güçlülerin arenasıdır diye… Yayın haklarını elinde bulunduran BeinSports yorumcuları da hemen Sumudica’yı “yalancı” ilan ediverdiler. Çok entresan…Ama şunu kabul etmeli ki; ilk golde nasıl ki, Başakşehirli oyuncular “konstrasyon kaybı” yaşadılarsa, Kayserispor da yediği golde, “faul beklentisi” ile konsantrasyon kaybı yaşadılar.

Geçen hafta Başakşehir lig lideri Galatasaray’ı hem oyun olarak ezdi, hem skor olarak. Bu hafta ise Kayserispor, Başakşehir’e pozisyon vermedi ve pek çok da pozisyon buldu. Sumudica’nın maç sonundaki sert tavrını biraz da “tüm hafta yapılan çalışmalar ve harcanan yoğun emeğe” bağlamak gerekiyor. Ortada ciddi bir emek var ama Abdullah Avcı  da bunu görmezden geliyor ve Kayserispor’un taç atışını da konuşsunlar diyor. Biz onu konuşuruz, sen sana düşeni konuş ve yüreklice “bence el” idi deme cesaretini göster. Evet, Kayserispor’un golünde taç atışı yerinden yapılmıyor. Hatta golde Sumudica’nın da payı var. Çünkü dışarı çıkan top Sumudica’ya geliyor ve o da topun çıktığı yerden topu oyuncusuna veriyor gibi yapıyor. Başakşehirli oyuncular ordan taç kullanılacak diye beklerken, diğer taraftan Tiago Lopez topu alıp hızlı bir şekilde Deniz’e topu atıyor. Burada Abdullah Avcı, eğer gerçekten “imajına yakışan bir karaktere sahip olsa”; “taç atışı sırasında, oyuncularım topa sırtını dönmüşlerdi, bu baştan hatadır, olmaması gerekir, taçın nereden atıldığı değil, oyuncularımın yaptığı hata önemli” demeliydi. Kaldı ki Türkiye liginde tüm maçlar izlendiğinde, her maç pek çok taç atışının birebir çıktığı yerden yapılmadığının bir vaka olduğunu görürüz. Bunu pek çok hakem ve oyuncu da “olağan” karşılar. Ama hiçbir hakem ve oyuncu topun el ile önüne indirilmesini “olağan” karşılamaz. Futbol da maalesef ki, gerçek hayatın bir kopyası gibi gerçekte “o güzel imaja” sahip olmayan kişiliklerle dolu. Abdullah Avcı da bunlardan biri.

Kayserispor, Başakşehir maçında ön alanda müthiş bir pres yaptı. Bu şekilde Başakşehir’in pasa dayalı oyun organizasyonunu bozmayı başardılar. Ayrıca defanstada önemli bir hata yapmadılar. Şamil ile Badji yine sahanın en çok koşanları olmayı başardılar. Espinoza orta saha oyundan düşmeye yakınken alındı ve tam zamanında bir değişiklik oldu. Stojiljkovic daha erken oyuna alınabilirdi. Ayrıca Güray Vural varken, Atilla Turan ısrarını da mantıklı bulmuyorum. Başakşehir Emre Belezoğlu ile Mahmut Tekdemir’in yokluğunda orta saha organizasyonunda çok zorlanıyor. Epiranu ve Attamah ikilisi de esasen güven veren bir ikili değil. Yeter ki ön alanda iyi baskı yapıp, Kayserispor’un yaptığı gibi kapılan toplarda da hızlı çıkılsın ve defans hataya zorlansın.

Son söz tüm takım ve Sumudica’ya. İlk saniyeden son düdüğü kadar gösterilen alın teri ve güzel oyuna…

Selim DÜNDAR

selimdundar38@gmail.com

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here